Mahkûmiyet, beraat
Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, mağdura yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile tehdit suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi ile aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2012 tarihli ve 2011/49 Esas, 2012/283 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdura yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2012 tarihli ve 2011/49 Esas, 2012/283 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdur vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 28.09.2015 tarihli ve 2014/7661 Esas, 2015/8545 Karar sayılı kararı ile '' Katılan mağdur vekilinin aşamalarda sunduğu dilekçe ve ekleri ile tüm dosya içeriğinden, suça sürüklenen çocuk ...'nın mağdura yönelik eylemleri ile haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.02.2014 tarih ve 2014/36 nolu iddianame ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılan ve halen Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/71 Esas sayılı dosyasında yargılamaları devam eden suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'un eylemleri arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu anlaşılmakla, dosyaların birleştirilmesinden, eğer kesinleşmişse anılan dosyanın getirtilerek onaylı bir örneğinin işbu dava dosyası içerisine alınmasından sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/469 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/71 Esas sayılı dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda;
a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mağdura yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan beraatine,
b) Suça sürüklenen çocuklar ...,...,.. haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.03.2020 tarihli ve 14-2016/252007 sayılı onama, bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdii edilmiştir.
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Sübuta, suça sürüklenen çocuk ...’nın tehdit, diğer suça sürüklenen çocukların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İsteği
Mağdurun ailesi ile suça sürüklenen çocuk ...’nın ailesi arasında husumet bulunduğuna, mağdurenin çelişkili, bilinç dışı beyanlarına dayanarak mahkûmiyet hükmü kurulmasına, mahkûmiyete ilişkin yeterli, kesin delil bulunmadığına, suçun ve fiillerin yokluğunun belirenmesi üzerinden beraat hükmü kurulması gerektiğine, Mahkeme gerekçesinin ağır hukuk ve mantık ihlali içerdiğine ilişkindir.
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Haklarında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile ... Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yargılama konusu tehdit eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b) Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 30.02.2014 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. a) Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Haklarında yargılama konusu beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci, dördüncü ve altıncı fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b) 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 31.08.2008 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun çelişkili beyanları ile ilk beyanında belirtmediği suça sürüklenen çocuklar ... ..., ... ve ...'un da ... ile birlikte kendisine yönelik cinsel istismarda bulunduklarını sonraki aşamalarda belirtmesi, livata eyleminin maddi delillerinin bulunmadığına ilişkin adli rapor, suça sürüklenen çocukların savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/469 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Haklarında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile ... Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/469 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar haklarındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/469 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.