Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 Tarihli ve 2014/4 Esas, 2016/92 Karar Sayılı Kararı ile Sanık ... Hakkında

1. Katılan Finansbanka yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 3 yıl 6 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

2. Katılan Vakıfbanka yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 43,52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 3 yıl 9 ay hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

3. Katılan Yapı ve Kredi Bankasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

4. Katılan Halkbanka yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 3 yıl 6 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

5. Katılan ...'e yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

6. Katılan ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

7. Katılan ...' yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

8. Sanık ... Hakkında
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Kararları verilmiştir.

1. Katılanlar Yapı Ve Kredi Bankası ve ... A.Ş. vekillerinin temyiz isteği özetle; sanık ... hakkında verilen beraat kararının dosya kapsamına uygun olmadığına ilişkindir.

2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; sanık ...'un yüklenen suçları işlediği sabit olmasına rağmen beraat kararı verildiğine ilişkindir.

3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği özetle; resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığına, samimi bir biçimde olayları anlatması ve pişmanlığını dile getirmesine rağmen sanık hakkında teşdiden ceza verildiğine, takdiri indirim nedeninin uygulanmadığına ilişkindir.

Sanıklar hakkında ..., ... ve ... adına sahte oluşturulmuş nüfus cüzdanları ile Yapı ve Kredi Bankası Cemalpaşa şubesi, ... Barajyolu ve Barkal şubeleri, Türkiye Halk Bankası Yeni Adana şubesi ve Finansbak Yeni Adana şubesinden kredi çekmek suretiyle iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında; sanık ...'in ikrarı, kriminal raporlar, bankaların cevabi müzekkereleri, kredi başvuru sözleşmeleri ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçların sübut bulduğu kabul edilerek, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 43 ve 58 inci maddelerinin tatbiki ihtimaline binaen ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle temyize konu mahkûmiyet hükümleri, sanık ... hakkında ise yüklenen suçları işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat hükümleri kurulmuştur.

A. Katılanlar Yapı ve Kredi Bankası, ... A.Ş. Vekilleri İle Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyizleri Yönünden
(C) bendinde açıklanan gerekçeyle yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları oluşmadığından, katılanlar Yapı Ve Kredi Bankası ve ... A.Ş. Vekilleri İle Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddi ile sonucu itibariyle doğru olan beraat kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ve Müdafiinin Sanık ... Hakkında Katılanlar Yapı ve Kredi Bankası, ..., Türkiye Halk Bankası ve Finansbak'a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyizleri Yönünden

1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yönünden; hüküm fıkrasında teşdit sebeplerinin, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesini tatbik edilmeme gerekçelerinin yasal ve yeterli gerekçeyle açıklanması nedeniyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/984 Esas ve 2007/508 Karar sayılı ilamıyla nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra 02.05.2014 tarihinde onanarak kesinleşmesi nedeniyle de tekerrüre esas teşkil etmeyen Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1033 Esas ve 2011/576 karar sayılı 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat belli ise; 5237 sayılı Kanun'un 52 nci madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, Yapı ve Kredi Bankası'na yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza 1000 gün adli para cezası olarak belirlenip indirimler uygulandıktan sonra adli para cezasının elde edilen haksız menfaatin iki katına çıkarılması suretiyle fazla ceza tayini dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık ve Müdafiinin ... Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'e Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Yönelik Temyizi Yönünden

1. Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği ve fotokopi üzerinde mahkemece söz konusu belgenin objektif olarak aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması dikkate alındığında; somut olayda suça konu nüfus cüzdanlarının asıllarının ele geçirilemediği ve bu nedenle aldatıcılık niteliğinin olup olmadığının tespit edilemeyecek olması karşısında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden banka görevlilerince sahteliğinin anlaşılamaması nedeniyle aldatma niteliğinin bulunduğu kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulması,

2. Kabule göre de; “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği de gözetilerek, sanık hakkında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerekirken suçtan zarar gören her bir katılana yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Katılanlar Yapı ve Kredi Bankası, ... A.Ş. Vekilleri
İle Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyizleri Yönünden
İddia, sanığın diğer sanığın kendisini ... ismiyle tanıttığını, bu isimle tanıdığını beyan etmesine rağmen ... ismiyle yapılan kredi müracaatı sırasında da diğer sanığın yanında olması, bu husus sorulduğunda çelişkili anlatımlarda bulunması, yeminle dinlenen tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın, sanık ... ile birlikte iştirak halinde yüklenen suçu işlediği sübut bulduğu halde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Katılanlar Yapı ve Kredi Bankası, ... A.Ş. Vekilleri İle Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyizleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/4 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararında katılanlar Yapı Ve Kredi Bankası, ... A.Ş. vekilleri ile Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar Yapı Ve Kredi Bankası, ... A.Ş. vekilleri ile Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ve Müdafiinin Sanık ... Hakkında Katılanlar Yapı ve Kredi Bankası, ..., Türkiye Halk Bankası ve Finansbak'a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyizleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/4 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine ''Sanığın, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/984 Esas ve 2007/508 Karar sayılı ilamıyla nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, Yapı ve Kredi Bankasına yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümden "1000 gün", "333 gün", "333 gün adli para cezasının... 20.00 TL den hesap edilerek (20 x 333 =) 6660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak verilecek para cezasının TCK'nın 158/1-son maddesi gereğince miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından temin edilen menfaatin 25.000 TL olduğu dikkate alınarak sanığın bu fıkra uyarınca 50.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "2500 gün","833 gün", "833 gün adli para cezasının... günlüğü 20,00 TL den hesap edilerek 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,)

C. Sanık ve Müdafiinin ... Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'e Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine, Katılanlar Yapı Ve Kredi Bankası, ... A.Ş. Vekilleri İle Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyizleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2014/4 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii, katılanlar Yapı ve Kredi Bankası, ... A.Ş. vekilleri ile Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.