İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanın aşamalarda sanığın otobüs içerisinde çantasında silah olduğunu söyleyerek cinsel saldırıda bulunmak amacıyla kendisini tehdit ettiğini, otobüsteki bağrışmalar üzerine otobüsün şoförü olan tanık M.Ö.'nün uyanarak olay yerine gelmesinin ardından katılana terminale doğru kaçmaya başladığı, sanığın bu sırada katılanın kolunu tutarak para vermezse gidemeyeceğini söylemesi üzerine katılanın korkarak sanığa 120 Euro verdiği şeklinde kabul edilen olayda, Ceza Genel Kurulu'nun 2017/90, 2018/462 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığın cinsel tacizi nedeniyle katılanı zor duruma düşürdüğü, direncini kırdığı ve malını koruyamayacak hâle getirmek suretiyle kendisini bilemeyecek duruma soktuğu, bu durumunun sonucu olarak katılanın olay yerinden ayrılırken parayı vermeden gidemezsin demesi üzerine katılanın parayı vermesi, sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi, kamera kayıtlarında katılanın ve sanığın terminal girişinde birbirlerini takip ettiklerinin görülmesi, sanığın üst aramasına ele geçirilen euro miktarı, katılanın olayın hemen akabinde alınan doktor raporu, diğer tanıklar A.Y. ve İ.C. beyanları bir arada değerlendirildiğinde sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.