Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; davalı adına kayıtlı ve sevk ve idaresindeki aracın karıştığı 21.07.2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucunda ...’un öldüğünü, kaza nedeniyle ölenin yakınlarına 226.871,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, bu bedelin tahsili için Van 1. İcra Müdürlüğünün 2016/18846 sayılı icra doyası ile başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda kusurlu olmadığını, davacının haksız ödeme yaptığını, rücu şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Van 1. İcra Müdürlüğünün 2016/18846 sayılı icra takip dosyasında; 226.871,00 TL asıl alacak, 2.237,63 TL işlemiş faiz, 81,60 TL ihtiyati haciz harcı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesi yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine, asıl alacağın % 20'si olan 45.374,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı halde ... tarafından ödeme yapılmasının hatalı olduğunu, davaya konu trafik kazası hakkında yürütülen ceza yargılamasının devam ettiğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesinden kusur raporu alınması, gerektiğini, hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; kusur tespitinin hatalı olduğunu; belirlenen tazminatın yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen ele alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalının sürücüsü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanlara ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, ... Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağının düzenlenmesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, davacı tarafça trafik kazası sonucu dava dışı kişilere yapılan ödemenin davalı sürücü ve işletenden rücuen tahsili sebebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu tür uyuşmazlıklarda icra inkar tazminatının talep edilebilmesi için alacağın likit, belirli olması gerekir. Davanın mahiyeti dikkate alınarak takibe esas alacağın kapsamı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir. Şu durumda uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden alacak tutarı belirgin (likit) değildir. Bu nedenle uygulama yeri bulunmayan İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.