İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/474 Esas, 2019/308 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/53 Esas, 2021/1827 Karar sayılı kararı ile, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın orantılı güç kullanarak tehlikeyi savuşturduğuna, meşru savunma veya sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılanın tek bıçak darbesi ile yaralandığına, öldürme kastıyla hareket edilmediğine, haksız tahrikten uygulanan indirimin az olduğuna ilişkindir.
1. Olay tarihinde sanığın şehitler parkında kavga çıktığını, babasının ve oğlunun orada olduğunu öğrenmesi üzerine koşarak parka gittiğinde kayınbiraderi olan ... ve kayınbabası olan ...’i kalabalık bir grubun dövdüğünü ve oğlunun bacağının kanadığını görmesi üzerine olaya dahil olduğu, arbede esnasında katılanın sopa ile sanığa vurmaya çalıştığı, bunun üzerine sanığın bıçakla katılanın batın kısmına vurarak hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralamak suretiyle öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılan olayda,
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın hayati öneme haiz batın bölgesini hedef gözeterek katılana bıçakla vurduğu, katılanın ince bağırsağından yaralanması nedeniyle kısmi ince bağırsak rezeksiyonu yapıldığı ve söz konusu yaralanmasının batına nafiz olup yaşamsal tehlike oluşturduğu, sanığın eylemlerine devam ettiği esnada temyiz dışı katılan ...'nin sanığa müdahalede bulunmasına göre, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak tayininde isabetsizlik görülmediği, teşebbüs uygulamasında katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre, cezanın alt sınırdan uzaklaşılması gerekmiş ise de, bu eleştiriye Bölge Adliye Mahkemesince değinildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız eylemin kim tarafından meydana getirildiği belli olmadığından sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının gerçekleşmediği, haksız tahrik indiriminin asgari düzeyde uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/53 Esas, 2021/1827 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.05.2024 tarihinde karar verildi.