Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında İmar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereği 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 01.06.2021 tarihli ilamı ile sanık hakkında, hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'nun 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği düşme kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
Sanığa ait 2 bodrum + Zemin + 3 normal kat + çatı katından oluşan binanın 2. bodrum katı, 1. bodrum katı ve çatı katının ruhsat proje ve eklerine aykırı olarak yapılmış olduğu şeklinde gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, yapı kayıt belgesi alındığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmiştir.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, yapı kayıt belgesi, T.C. Kahramanmaraş Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 23.03.2022 tarihli yazısı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, düşme kararına dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sair Sebepler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, hüküm kısmında dayanak Kanun maddesi olan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının yazılmaması hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına " 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.