HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Her ne kadar sanıkların atılı yağma suçu sebebiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de atılı suç yönünden sanıkların suç işleme kastının bulunmadığı, yağma suçunun oluşabilmesi için sanıkların menfaat elde etmek kastıyla cebir ve tehditle eylemi gerçekleştirmelerinin gerektiği, dosya kapsamı itibariyle, sanıkların özel güvenlik görevlisi oldukları, düğün salonunun bulunduğu yerde görev yaptıkları, olay öncesinde yaşı küçük şahısların gelip arabaların önüne kontrolsüz çıkarak tehlikeli duruma sebep olmaları nedeniyle mağdurları bu konuda uyardıkları ancak olay günü mağdurların yine kontrolsüz olarak gelin arabasını durdurup halk arasında zırzop yolu denilen bahşişi almaları üzerine kendilerini yakaladıkları ve daha önce ihtarda bulundukları gibi yazıhanelerine götürüp bir daha yapmamaları için uyarıp gönderdikleri olayda suç işleme ve ekonomik yönden menfaat elde etme kasıtlarının bulunmadığı, güvenlik görevlisi olarak güvenliği sağlamaya yönelik etrafta tedbir aldıkları anlaşılmakta, yapılan duruşma, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller, mahkemenin yargılama sonucuna uygun şekilde oluşan inanç ve takdir ile incelenen dava dosyası içeriği karşısında, yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı belirlenmekle mağdur vekilinin ve sanıklar müdafilerinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4 üncü maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanıklar yararına maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1 inci maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Sanıkların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak ayrı ayrı sanıklara verilmesi" tümcesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.