İNCELEME KONUSU
Mahkûmiyet
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 04.03.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.08.2022 tarihli ve 2022/16136 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112920 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112920 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/06/2014 tarihli ve 2014/4228 soruşturma, 2014/1418 esas, 2014/466 sayılı iddianame ile açılan kamu davası üzerine Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2019 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2014 tarihli ve 2014/2522 soruşturma, 2014/969 esas, 2014/300 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2019 tarihli ve 2018/288 esas, 2019/350 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği ve anılan mahkumiyet kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 19/02/2021 tarihli ve 2019/4133 esas, 2021/333 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1.a) 05.12.2013 tarihinde hükümlünün, aynı koğuşta birlikte askerlik görevini yaptığı mağdurun cüzdanının içerisinden kart ile birlikte şifresini çalıp hesabından 250,00 TL para çektiği ve koğuşa döndükten sonra korkuya kapılarak mağdurun hesabından çaldığı parayı cüzdanının içerisine koyduğu olay ile ilgili hükümlü hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2014 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 04.03.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
b) Aynı tarihli ve konulu olaya ilişkin hükümlü hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2014 tarihli iddianamesi ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2014 tarihli kararı ile 245 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı sanığın istinaf başvurusunda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Ceza Dairesinin 19.02.2021 tarihli kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrasında yer alan;
"(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir."
Şeklindeki düzenleme uyarınca, hükümlünün aynı eylemi nedeniyle, iddianame tarihi daha sonra olan Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/14 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2024 tarihinde karar verildi.