25.10.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda, davaya konu edilen yapının Ramazanoğlu Vakfı adına kayıtlı 101 ada 20 parsel içinde kalmadığının belirtilmiş olması ve bu taşınmazında 25.04.2019 tarihinde sanık tarafından satın alındığının anlaşılması karşısında, işlenen suçun mağduru veya suçtan zarar göreni olmayan katılan ... Müdürlüğünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle Yerel Mahkeme tarafından verilen katılma kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Karaisalı Belediye Başkanlığının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yerel Mahkemenin 25.05.2016 tarihli kararıyla sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ile 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2. Kararın temyiz incelemesini yapan Dairemizin 28.05.2021 tarihli kararıyla, yapılan imalatın bina vasfında olup olmadığı yönünde ek bilirkişi raporu aldırılıp kabule göre de, 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle verilen bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla davaya konu imalatın bina vasfında olmaması nedeniyle atılı suçun unsurları gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan ... vekilinin temyiz istemi, atılı suçu işleyen sanık hakkında usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.

Sanığın, demir profilden elde ettiği ve zemine oturttuğu 24 m² lik yapıyı inşa etmek suretiyle imar kirliliğine neden olduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkeme, yapılan imalatın bina niteliğinde olmaması nedeniyle unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar vermiştir.

A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Vakıflar Genel Müdürlüğünün, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1. Suça konu yapının, 3194 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde belirtilen bina vasfında olmaması nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçunun unsurlarının oluşmaması karşısında sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

A. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.