Mahkumiyet

Hükümlü hakkında düzenlenen tebliğnameye dayanak yapılan 09.04.2008 tarihli temyiz dilekçesinin 2005/198 Esas 2008/230 sayılı dava dosyasında uyuşturucu madde bulundurmak ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçlarından verilen beraat ve red kararlarına ait olup, bu hususta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 26.01.2012 tarihli incelenmeksizin iade kararı bulunduğu, eldeki dava dosyasında ise memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak suçundan 02.08.2005 tarih 2002/290 Esas 2004/72 sayılı uyarlama kararı verildiği ve hükümlünün dosyada mecvut 31.08.2008 tarihli temyiz isteminin bu hükme yönelik bulunduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK'nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; verilen hükümde “başvuru mercii, şekli ve süresi” gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, temyizinin de süresinde olduğu, kabul edilerek yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 2006/11-301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlığı altında yeni sistemde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiş bulunan ve hapis cezası mahkumiyetinin yasal sonucu olan hak mahrumiyetlerinin kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olamayacağından, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin infaz sırasında dikkate alınması mümkün görülmüş, hükümlüye uygulanan 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinin, 765 sayılı Yasanın olaya uygulanması gereken ilgili maddesine göre açıkça hükümlü lehine olduğunun anlaşılması karşısında 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca bozma yapılmamıştır.

Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan hükümlünün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.