Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2017 tarihli ve 2015/746 Esas ve 2017/51 Karar sayılı ilamıyla sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, Türk Ceza Kanunu'nun 62,52/2,53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafii tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesinde,
"Söz konusu taşınmaza 5 adet üzeri sazlık çatılı bulgalov yapıldığı, bu uygulamanın izinsiz inşai ve fiziki müdahale oluşturduğu, ancak 17/06/2016 tarihli ...Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından söz konusu 5 adet ahşap yapının ilgilisi tarafından yıkılarak eski hale getirildiğinin tespit edildiği, katılan Belediye vekili tarafından da 26/01/2017 tarihli celsede yapıların kaldırıldığının belirtildiği;
12. Ceza Dairesinin 01/12/2014 tarih ve 2013/27465 esas-2014/24213 sayılı kararı, 2016/1759 esas 2016/4924 sayılı kararı, 11/05/2017 tarih ve 2015/12878 esas-2017/3826 sayılı kararları dikkate alınarak doğal örtünün zarar görüp görmediği ve eski hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı tespit edilerek; söz konusu müdahaleler doğal sit alanına kalıcı şekilde zarar verilmeksizin eski hale getirilmiş ise bu kez suçun manevi unsurunun oluşmayacağı anlaşıldığı halde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hususu CMK'nun 289/1g maddesinde ifade edilen hukuka kesin aykırılık hallerindendir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
...2. Asliye Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden sanığın kastı bulunmadığından CMK 223/2-c maddesi gereğince sanığın beraatine, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden suçlama konusu aykırılığın giderildiği gerekçesiyle TCK 184/5ve CMK 223/8 inci maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine 17.07.2017 tarihinde karar verilmiş, kararı katılan vekilinin istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince yapılan inceleme neticesinde,
"Her ne kadar sanık hakkında davaya konu müdahale nedeniyle yüklenen suç açısından failin kastı bulunmadığından 2863 sayılı Kanununa muhalefet suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiş ise de;
Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 09/05/2019 tarih, 2018/5602 Esas ve 2019/5923 Karar ve 25/04/2019 tarih, 2016/11697 Esas ve 2019/5620 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan tek bir eylem bulunması, tek eylemden iki farklı suç nitelendirilmesi ile iki ayrı hüküm ya da karar tesis edilemeyecektir. Davaya konu olayda ise; sanık hakkında 2863 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan kasıt yokluğu nedeniyle beraat, imar kirliliğine neden olma suçundan ise aykırılıkların giderilmesi nedeniyle düşme kararı tesis edilmiştir.
İddianamede sanığın imar kirliliğine neden olma suçunu ve 2863 sayılı Yasanın 65/1. maddesine muhalefet suçunu birlikte işlediği belirtilerek dava açıldığı ve imara aykırılıkların davaya konu yere zarar vermeden ve bir tahribat oluşturmadan giderdiği getirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/1. maddesine muhalefet suçundan açılan davada; sanığa yüklenilen suçların tek eylemden kaynaklandığı ve sanığın suç işleme kastı bulunmadığı da gözetilerek 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunun unsurlarının oluşmaması halinde imar kirliliğine neden olma suçuna ilişkin değerlendirme yapılması,"
Gerekçeleriyle, ...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2018 tarihli ve 2017/447 Esas; 2018/438 Karar sayılı hükmün (1) nolu bendinin ve (4) nolu paragrafının hükümden kaldırılarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, şeklinde düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine CMK'nın 286/2-h maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.06.2020 tarihinde karar verilmiş, anılan karara İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından CMK 308/a maddesi uyarınca yapılan itiraz üzerine, İzmir 6. Bölge Adliye Mahkemesince itirazın kabulüyle duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde; imar kirliliğine neden olma suçu yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden aynı Kanun'un 65/1,5237 sayılı TCK'nın 43,62,52/2,53 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, bozmaya konu (ilk hüküm) 26/01/2017 tarih 2015/746 Esas-2017/51 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında aleyhe istinaf bulunmayışı nedeni ile CMK'nun 283/1 maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil edeceğinden cezasının 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak uygulanmasına, infazın bu ceza üzerinden yerine getirilmesine 02.02.2021 tarihinde karar verilmiş anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; Sanık hakkında eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğuna,yapı tatil zaptının usulünce düzenlenmediğine, ilk tutanaktan sonra müvekkiline kaldırması için 30 gün süre verilmesine rağmen daha önce gelinerek tutanak tutulduğuna, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmolunmaması gerektiğine, sair ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
05/05/2015 tarihinde ...Belediye görevlileri tarafından sanık ...'ın olay tarihinde dava dışı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen...'ten kiraladığı ...ilçesi,... Mahallesi,... mevkii, 500 ada, 3 parsel sayılı 3. derece doğal sit olarak koruma altına alınmış tarla vasıflı taşınmaz üzerinde izin almaksızın 5 adet ahşap yapı yaptığı ve 3 adet ahşap yapının zeminine beton döktüğü tespit edilerek yapı tatil zaptı tutulduğu, 15.05.2015 tarihinde mahallinde yine belediye görevlileri tarafından yapılan kontrolde de inşai faaliyete devam edildiği tespit edilerek yapının mühürlenmesi üzerine sanık hakkında yürütülen soruşturma neticesinde; sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından fikri içtima kuralları uygulanması istemiyle kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sırasında 09.06.2016 tarihli celsede sanık müdafii tarafından suçlamaya konu yapıların kaldırıldığının ve eski hale getirildiğinin belirtildiği, ...Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 17.06.2016 tarihli yazısıyla söz konusu 5 adet ahşap yapının ilgilisi tarafından yıkılarak eski hale getirildiğinin bildirildiği, ilk derece mahkemesince keşif yapılmaksızın, doğal sit alanının zarar görüp görmediği tespit edilmeksizin sanık hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi hükmünün bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama işlemleri sırasında dosyaya sunulan 04.12.2017 tarihli heyet bilirkişi raporunda suçlamaya konu olan 5 adet ahşap yapının kaldırıldığı ancak 3 adet beton platformun halen mevcut olduğu ve kaldırılması gerektiği, ahşap yapıların kaldırılması nedeniyle doğal sit alanının zarar görmediğinin belirtildiği, 13.03.2018 tarihli celsede sanık müdafinin söz konusu aykırılıkları gidermek için süre istediği ve ilk derece mahkemesince sanık müdafinin talebi doğrultusunda aykırılıkları gidermesi için süre verildiği, 25.05.2018 tarihinde icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan 22.06.2018 tarihli çevre mühendisi ve fen memuru bilirkişi raporunda; 25.05.2018 tarihinde gerçekleştirilen keşif itibarıyla suçlamaya konu beton yapıların sökülerek ortadan kaldırıldığı ve doğal sit alanının ekolojik yapısında bozulma meydana gelmediğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının CMK 308/a maddesi uyarınca yaptığı itiraz üzerine Bölge Adliye Mahkemesince itirazın kabulüyle duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde; "...belediye görevlileri tarafından hakkında 05/05/2015 ve 15/05/2015 tarihlerinde iki ayrı tutanak düzenlendiği, 05/05/2015 tarihli tutanaktan sonra da inşai faaliyete devam ettiği ve bungalovların yapımını tamamlandığı, bu nedenle sanığın birinci tutanak düzenlenmekle taşınmazın koruma altında kalan yerlerden olduğunu öğrendiği halde faaliyetini sonlandırmayıp bungalovların yapımına devam ederek tamamlamış olması nedeni ile suç kastı ile hareket ettiğinin kabulü gerektiği,
...Dairemizin bozma kararının yerel mahkemece yanlış yorumlaması sonucu yine bilirkişilerin yanlış değerlendirilmesi ile düzenledikleri rapora itibar edilerek sanığın beraatine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı bulunduğu, 3.derece doğal sit alanında zemine beton dökülerek 5 adet ahşap bungalov yapılması eyleminin doğal sitin bitki örtüsü ve endemik yapısı ile doğal görünümünün bozularak zarar verildiği tartışması olup eylemin 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi kapsamında kaldığının kabulü gerektiği, sonradan imalatların kaldırılmış olmasının sanığın ceza alma korkusu ile hakkında yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararının Dairemizce bozulması üzerine gerçekleşmiş olması suç kastını ortadan kaldırmayacağı..." gerekçeleriyle imar kirliliğine neden olma suçu yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek 3. derece doğal sit alanında zemine beton dökülerek 5 adet ahşap bungalov yapılması eylemiyle doğal sitin bitki örtüsü ve endemik yapısı ile doğal görünümüne bozularak zarar verildiği ve sanığın sonradan imalatları kaldırmış olmasının suç kastını ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesince 25.05.2018 tarihinde icra edilen keşif neticesinde dosyaya sunulan 22.06.2018 tarihli çevre mühendisi ve fen memuru bilirkişi raporunda, keşif günü itibariyle suçlamaya konu beton yapıların da sökülerek ortadan kaldırıldığı ve doğal sit alanının ekolojik yapısında herhangi bir bozulma meydana gelmediğinin belirtilmesi karşısında yüklenen suç açısından sanığın kastı bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
23.05.2024 tarihinde karar verildi.