SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;

I-Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II-Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hükmolunan karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin taraflar arasında borç ilişkisi olduğuna, tanık beyanına itibar edilmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin uygulanması gerektiği hususlarına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Mağdurun olay günü gece saat 00.30 sıralarında Karatay ilçesi Kadınlar pazarında bulunan Halk Bankası bankamatikten para çekerek Ziraat Bankasına ait bankamatiğe para yatırdığı, sonrasında aracına yöneldiği anda sanığın "abi ateşin var mı" dediği, daha sonra "abi Karaman göbeğine kadar beni götürüver" dediği, mağdurun aracı ile birlikte sanığı Hadimi Parka kadar götürdüğünü, sanığın mağdurun boğazına bıçağı dayadığı ve sanığı "yüz metre ileride evim var beni oraya götüreceksin dediği" sokağın ortasına geldiklerinde sanığın aracı durdurmasını söylediği ve tekrar bıçağı sanığın mağdurun boğazına dayayarak "para ver" dediği, mağdura 5 adet 20,00 TL'lik para, yani 100,00 TL yi verdiği, sanığın parayı aldığı, mağdurun arabadan inerek kaçmaya çalıştığı fakat sanığın mağduru tekrar yakaladığı ve aracın arka kolduğuna geçtiği, sanığın mağdura bıçağı dayadığı, mağdurun tekrar araçtan kaçmaya çalıştığı esnada sanığın arka koltuktan uzanarak sanığın mağdurun sol kalçasına bıçağı soktuğu, üzerindeki montu çıkardığı esnada mağdurun sanığın elinden kurtularak kaçtığı ve yakınlarda bir eve sığındığı, sanığın araçtan mağdura ait Vestel Venüs marka telefonu alarak olay yerinden ayrıldığı olayda sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Yasa'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA,

23.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.