Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hakim olarak görev yaptığını, davalının ise "Oda Tv" isimli internet sitesinin imtiyaz sahibi olduğunu, 09.04.2014 tarihinde "Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesinde "ODATV" isimli kullanıcının sayfasında müvekkili hakkında "Polisleri tutuklayan hakimin skandal facebook mesajları" "Başbakanı seviyorsam ne olmuş" şeklinde hukuka aykırı paylaşımlar yapıldığını, bu paylaşımların altına dava dışı kullanıcılar tarafından haksız yorumlar yapıldığını, davalı tarafından müvekkili hakkında başlıklar oluşturulmak suretiyle isim ve fotoğrafının deşifre edilerek hedef haline getirildiğini, isim ve fotoğrafına yer verilerek kullanılan başlıklar nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini, manevi tazminata hükmedilmesinin yasal şartlarının gerçekleştiğini, Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişimin engellenmesine dair karar verildiğini belirterek, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli 2015/484 Esas 2016/133 sayılı kararı ile davalının davacı hakkında başlıklar oluşturmak, kişisel bilgilerini paylaşmak ve isim ve fotoğrafını deşifre etmek suretiyle hedef haline gelmesine neden olduğu, kendi kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapılmasına olanak tanıdığı, bu yorumların bir kısmı eleştirel mahiyette olsa bile bir çoğunun hakaret niteliğinde olduğu, ODATV isimli kullanıcının bu saldırı niteliğindeki paylaşımları Facebook'a iletmekle davacıya hakaret edilmesinde ana unsur olduğu gerekçesi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 18.12.2017 tarihli 2016/6124 Esas 2017/8370 sayılı kararı ile "...Dosyanın kapsamında, davaya konu ODATV isimli Facebook kullanıcısının kim olduğuna dair bir araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Nedeniyle İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 4. 5. ve 6. maddede internet ortamında yapılan yayınlardan kimlerin sorumlu olduğu sınırlı şekilde sayılmak suretiyle belirlenmiş, buna göre içerik sağlayıcının sorumluluğunun bulunduğu düzenlenmiştir. 5651 sayılı Kanunda belirtilen şekilde Facebook sosyal paylaşım sitesinde “facebook.com/ODATV” isimli sayfanın içerik sağlayıcısının kim olduğu tespit edilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan yönler ve yasal düzenlemeler gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.02.2019 tarihli ve 2018/148 Esas 2019/177 sayılı kararıyla; 5651 sayılı Kanun'da belirtilen şekilde "Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesinde "ODATV" isimli kullanıcının içerik sağlayıcısının kim olduğunun tespiti amacıyla Adana Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabına göre içerik sağlayıcının davalı olduğu gerekçesi ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Dairenin 14.10.2019 tarihli 2019/2318 Esas 2019/4575 sayılı kararı ile "... Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece, bozmadan sonra 5651 sayılı Kanunda belirtilen şekilde facebook sayfasının içerik sağlayıcısının kim olduğunun tespiti amacıyla yalnızca Adana Valiliği İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, bu konuda başkaca araştırma yapılmadan verilen 14.02.2019 tarihli ikinci kararda, Adana Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 17.10.2018 tarihli araştırma raporundaki bilgiler her ne kadar açık kaynak araştırması ile elde edilmiş ve teyide muhtaç bilgiler olsa da, bozma öncesi davalının sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığı yönünde savunma getirmediği, mevcut durum dahilinde sosyal medya hesabı kullanıcısının davalının imtiyaz sahibi olduğu haber sitesi olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından; mahkemece, bozmadan sonra hükme esas alınan Adana Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünden gelen 17.10.2018 tarihli araştırma raporunda, "Facebook" sosyal paylaşım sitesinde "ODA TV" şeklinde arama yapıldığında birden fazla hesabın bulunduğu, aynı isim/rumuzla birden fazla hesap açılabileceği, davaya konu hesabın başkaları tarafından sahte olarak oluşturulmuş olabileceği, bilgilerin açık kaynak araştırması ile elde edilen ve teyide muhtaç bilgiler olmakla kesinlik taşımadığının belirtildiği görülmekle, yapılan araştırmanın 5651 sayılı Kanun uyarınca sorumluluğu bulunan içerik sağlayıcısının tespitinde yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece; 18.12.2017 günlü bozma ilamında belirtildiği şekilde "Facebook" sosyal paylaşım sitesinde “facebook.com/ODATV” isimli sayfanın içerik sağlayıcısının kim ya da kimler olduğu Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan sorularak duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip bundan sonra davalının, 5651 sayılı Kanun uyarınca hukuken sorumlu olup olmadığı incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, www.facebook.com/odatv isimli sayfanın içerik sağlayıcısının kim ya da kimler olduğunun araştırılmasının talep edildiği bu doğrultuda müzekkere düzenlenerek davacı tarafa tercümesi ve diğer eksiklikler için kesin süre verildiği ancak kesin süreye rağmen davacı tarafça müzekkerenin tercümesinin yaptırılmadığı ve diğer eksikliklerin giderilmediği, bu hali ile “facebook.com/ODATV” isimli sayfanın içerik sağlayıcısının kim ya da kimler olduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; "Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesinde "ODATV" isimli kullanıcının sayfasında müvekkili hakkında "Polisleri tutuklayan hakimin skandal facebook mesajları" "Başbakanı seviyorsam ne olmuş" şeklinde yapılan hukuka aykırı paylaşımlar nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, araştırma raporu ile davalıya sorumluluk yükleneceğinin ispatlandığını, Facebook Türkiye Temsilciliğine bu konuda müzekkere yazılması talep edilmiş ise de bu taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, Türk Yargısını temsil eden müvekkiline yönelik haksız saldırı nedeniyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

"Facebook" isimli sosyal paylaşım sitesinde 09.04.2014 tarihinde "ODATV" isimli kullanıcının sayfasında davacı hakkında "Polisleri tutuklayan hakimin skandal facebook mesajları" "Başbakanı seviyorsam ne olmuş" şeklinde yapılan hukuka aykırı paylaşımlar nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.