SAYISI: 2022/İHK- 18345

SAYISI: K-2022/34025

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kasko sigortacısı olduğu davacıya ait aracın çift taraflı trafik kazası neticesinde hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL hasar bedeli, 2.000,00 TL değer kaybı ve 1.586,48 TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini, talebin teminat dışı olduğunu beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; kaza esnasında sürücünün alkollü olması nedeniyle talebin teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sürücünün alkollü olduğuna ilişkin tutanağa itiraz ettiklerini, davanın kabul edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı sürücünün alkollü olduğuna ilişkin verilen cezaların kaldırılması için Ceza Mahkemesine yapılan itirazın kabul edildiği belirtilerek esastan yapılan inceleme neticesinde; bilirkişi raporunda davacının aracının onarımının ekonomik olmadığı belirtilmekle değer kaybı talep edemeyeceği, raporda aracın piyasa rayiç değerinin 98.000,00 TL olduğu, piyasa şartlarında 30.000,00 TL sovtaj bedeli oluştuğunun tespit edildiği, aracın ağır hasarlı pert-total olarak değerlendirilerek, trafikten çekme belgesi çıkartılması gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne 2.000,00 TL hasar bedelinin 05.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepler
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; talep arttırma için yasal süre dolmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.

Bir davanın açılmasıyla başlayan yargılama faaliyetinde, karara ulaşmak bakımından, mahkeme ve taraflarca yapılması gereken belirli işlemler bulunmakta olup, her işlemin belli bir zaman aralığında yapılması gerekmektedir. Usul hükümleri ile normatif bir değer kazanan bu zaman aralıklarına süre denilmektedir. Böylece usul işlemlerinin yapılması zamansal olarak tarafların ya da mahkemenin insiyatifine bırakılmamış olmaktadır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin yirmi üçüncü fıkrasında bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 177 nci maddesinin birinci fıkrasında tahkikatın sona ermesine kadar ıslah yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Somut olay değerlendirildiğinde, İtiraz Hakem Heyetince alınan 11.04.2022 tarihli hesap bilirkişi raporunun taraflara tebliğinden hemen sonra, davacı tarafça ıslah hakkı kullanılması için hukuki dinlenilme hakkı kapsamında makul bir süre tanınmadan ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre davacının tahkim yargılamasının her aşamasında ıslah yoluna başvurabileceği değerlendirilmeden dosyanın 23.04.2022 tarihinde karara çıkarılmış olduğu görülmektedir. Bu nedenle İtiraz Hakem Heyetince yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.