SUÇLAR: Nitelikli yağma, basit cinsel saldırı

HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddine, mahkûmiyet

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü,

I-Katılan sanık ... hakkında basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçtan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi gereğince temyiz edilemez olduğu, katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,

II-Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin bu kapsamda olan temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Dosya kapsamı incelenmekle; sanık tarafından iade edilen eşyalar arasında bulunmayan cep telefonunun bulunma şekli itibarıyla sanık tarafından yağmalandığına dair yeterli delil bulunmadığı, mağdura ait ve olaydan sonra otelde bulunan cep telefonunun yağma konusunu oluşturmayacağının kabulü gerektiği, bu durumda yağma suçuna konu diğer eşyaların iadesinin tam iade kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-3. maddeleri uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.