Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri; vekalet ücretine yönelik olarak hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanığın temyiz nedenleri; beraat kararı verilmesine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Olay tutanağına göre, suç tarihinde sanık tezgahında kaçak sigara satarken yakalanmış, 137 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığını ifade etmiştir.

Sanık hakkında mahkûmiyet kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesince bozulmasından sonra 01.03.2018 tarihli ve 2017/503 Esas, 2018/89 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın usulüne uygun olarak 04.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Sanığın denetim süresi içerisinde 13.09.2018 tarihinde işlediği kaçakçılık suçundan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan kararın açıklanmasına karar verilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Denetim süresinde işlenen kaçakçılık suçundan sanık hakkında uyarlama yargılaması yapılarak yeniden mahkûmiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği UYAP üzerinden yapılan incelemede anlaşılmıştır.

Katılan ... vekilinin temyiz isteminin münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek; anılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, katılan ... vekilinin ve sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında olduğu halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu

kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkûmiyet kararı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak, suça konu kaçak eşyanın müsaderesi ve katılan kurum lehine vekalet ücreti hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.