Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın mahkumiyetine ve hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılanlar vekillerinin temyiz istekleri; eksik inceleme yapıldığına sanığın kusurlu olduğuna ilişkindir.
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık hakkında olay tarihinde Sancaktepe İlçesinde kullanmış olduğu 34 GH 6396 plakalı tır ile ... ve ...'a çarparak ölümüne neden olduğu, sanık hakkında iki kişinin taksirle ölümüne sebep olmak suçundan kamu davasının açıldığı, sanığın savunmasında; yeşil ışıkta geçtiğini ve maktulleri görmediğini söylediği, alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre; sanığın kullanmış olduğu tırın trafik ışıklarının kırmızı yanması nedeni ile durduğu ve yeşil ışığın yanması ile harekete geçtiği sırada görüş alanı dışında kalan kesiminden yola giren yayalara çarpmasında hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz, maktullerin ise yaya geçidini kullanmayıp seyir halinde bulunan vasıtaların hız ve yakınlığını dikkate almadan kontrolsüz ve tehlikeli tarzda yola girerek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, tanık Recep Solmaz'ın maktullerin araçların geçişi için yanan yeşil ışıkta sanığın kullanmış olduğu tıra yakın mesafede karşıya geçmeye çalıştıklarını, sürücünün maktulleri görmesinin mümkün olmadığına dair beyanları dikkate alındığında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun raporu oluşa uygun olduğu, bu nedenle sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, ancak kusuru bulunmadığı kabul edilen sanık hakkında uygulanan yasa maddesinin düzeltildiği anlaşılmıştır.
Olay tarihinde saat 14: 25 sıralarında sanık yönetimindeki çekici ve buna irtibatlı yarı römork ile Atayolu caddesini takiben Paşaköy istikametinden Samandıra istikametine doğru bölünmüş yolun sol şeridinde seyretmekte iken olay mahalli ışık kontrollü kavşağa yaklaşımında kırmızı ışık nedeni ile durup bilahare yeşil ışığın yanması ile harekete geçtiği sırada karşıdan karşıya geçmek amacı ile sağ taraftan yola giren iki yayaya çarpıp aracın tekerleklerinin üzerinden geçmesi sonucunda yayaların öldüğü, sanığın yönetimindeki tır ile ön ilerisindeki trafik ışıklarının kırmızı yanması nedeni ile durduğu, bilahare yeşil ışığın yanması ile harekete geçtiği sırada görüş alanı dışında kalan kesimden yola giren yayalara çarpması neticesi karıştığı olayda, kusuru bulunmadığı kabul edilmekle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen fiil açısından, sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, İstanbul Anadolu 7.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.