Taraflar arasındaki basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve yayın davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti'nin imtiyaz sahibi olduğu Yeni Akit Gazetesi ve internet haber sitesinde diğer davalılar tarafından 02.08.2015 tarihinde kaleme alınan “TMMOB dan Milyonluk İçki Alemi" başlıklı haber nedeniyle başkan ve yönetim kurulu üyesi olan davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığını, gerçek dışı haber nedeniyle oda ve yöneticilerinin kamuoyunda itibarlarının zedelendiğini, müvekkillerinin özel hayatlarına dair fotoğrafın haberde haksız şekilde kullanıldığını, haberde kullanılan söz ve ifadelerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dava konusu haber ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını belirterek her bir davacı yönünden ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili, haksız saldırının durdurulması ve hükmün yayınlanması talep edilmiştir.

Davalı ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'nın haberde adının geçmediğini, davacı ...'ın Külliyede yapılan iftar yemeğine yönelik yapmış olduğu basın açıklaması nedeniyle eleştiri niteliğinde dava konusu haberin yapıldığını, sosyal medyada herkese açık olan fotoğrafın yayınlanmasının özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelendirilemeyeceğini, haber konusu yapılan yemeğin giderlerinin kim tarafından karşılandığının davacı tarafca açıklanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalılar ...ve ...davaya cevap vermemiş; bu davalılar yönünden talep atiye bırakılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu haberde Ankara Mimarlar Odası Başkanı ...'ın odanın yönetim kurulu üyeleri ile katıldığı yemekli içkili toplantının eleştirildiği, eleştirinin özellikle ...'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki yemeklere yönelik eleştirisi nedeniyle karşı eleştiri mahiyetinde yapıldığı, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacıların kişilik haklarına bir saldırı olmadığı gerekçesi ile davalı ... Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden talep atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; gerçekliği ile ilgili somut bir bilgi sunulmadan dava konusu iftira niteliğindeki haberin yapıldığını, haberde kullanılan söz ve ifadelerin eleştiri ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının Külliyedeki yemek ile ilgili yapmış olduğu açıklama karşılığında dava konusu haberin yapılmasının yayını hukuka uygun ... getirmeyeceğini, müvekkillerinin görevi kötüye kullandıkları şeklinde kamuoyunda izlenim yaratılmak istendiğini, dava konusu haber ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, haber ile müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların Mimarlar Odası Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte yer aldıkları saptanan yemek ile davacı ...'ın geçmişte Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki iftar yemeğine yönelik açıklamaları karşılaştırılarak davacılar hakkında eleştiri niteliğinde dava konusu haberin yapıldığı, haberde yer alan ifadeler ile davacıların şahsının hedef alınmadığı, hakaret niteliğinde olmadığı, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde olduğu, Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı sıfatını taşıyan ve sık sık kamuoyuna yansıyan demeçler veren davacı ...'ın bu konumu gereği eleştiriye daha fazla katlanması gerektiği, haber nedeni ile davalıların ifade özgürlüğüne sınırlama getirilmesini gerektirir demokratik bir toplum için gereklilik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gerçekliği ile ilgili somut bir bilgi sunulmadan dava konusu iftira niteliğindeki haberin yapıldığını, haberde kullanılan söz ve ifadelerin eleştiri ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, basın özgürlüğünün sınırsız şekilde yorumlanamayacağını, davacının Külliyedeki yemek ile ilgili yapmış olduğu açıklama karşılığında dava konusu haberin yapılmasının yayını hukuka uygun ... getirmeyeceğini, müvekkillerinin görevi kötüye kullandıkları şeklinde kamuoyunda izlenim yaratılmak istendiğini, dava konusu haber ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, haber ile müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin toplum nezdinde tanınması nedeniyle eleştiriye daha fazla katlanması gerektiğinin kabul edilemeyeceğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti'nin imtiyaz sahibi olduğu Yeni Akit Gazetesi ve internet haber sitesinde 02.08.2015 tarihinde yayınlanan “TMMOB dan Milyonluk İçki Alemi" başlıklı haber nedeniyle başkan ve yönetim kurulu üyesi olan davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, haksız saldırının durdurulması ve hükmün yayınlanması istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1 ve 3 üncü maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı şirketin imtiyaz sahibi olduğu Yeni Akit Gazetesi ve gazetenin internet haber sitesinde 02.08.2015 tarihinde yayınlanan "TMMOB dan Milyonluk İçki Alemi" başlıklı haber nedeniyle başkan ve yönetim kurulu üyesi olan davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile eldeki dava açılmış ise de haberin toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığı, habere yönelik toplumsal ilginin bulunduğu, özle biçim arasındaki dengenin korunduğu; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğu, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağı, haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğini...” ifade edildiği; tüm bu açıklamalar ışığında haberde ve yayında geçen söz ve ifadelerin, davacıların kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.