İtirazın reddi
6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a (6114 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'ün, anılan Kanun'un 10/3-c ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Akhisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/566 Esas, 2019/810 Karar sayılı kararına yönelik itirazın, merci Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/1665 Değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97611 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2022 tarihli ve KYB-2022/97611 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin kesin nitelikli 17/10/2019 tarihli mercii kararından sonra, itiraz üzerine verilen Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 06/11/2019 tarihli ve 2019/1791 değişik iş sayılı kararın hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22/11/2016 tarihli ve 2016/9543 esas, 2016/10644 karar ve Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 07/02/2017 tarihli ve 2016/1691 esas, 2017/533 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, süre tutum dilekçesi ile gerekçeli kararın tebliğini isteyen tarafa kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği, somut olayda sanığın yüzüne karşı verilen 17/09/2019 tarihli karara karşı sanık tarafından verilen 20/09/2019 tarihli dilekçe ile gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra itiraz gerekçelerini bildireceklerini belirterek süresinde itiraz edilmesi üzerine, gerekçeli kararın tebliğinden ve verildiyse ayrıntılı itiraz dilekçesinin eklenmesinden sonra itirazın incelenmek ve bir sonuca bağlanmak üzere merciine gönderilmesi gerekirken, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilmeden dosyanın doğrudan incelenmek üzere itiraz merciine gönderildiği gözetilmeden, sanığın itirazının bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu, dosya kapsamına göre; sanık tarafından sunulan süre tutum dilekçesinden sonra, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilip, gerekçeli itiraz dilekçesi sunulması beklenmeden merci tarafından sadece süre tutum dilekçesi uyarınca itiraz incelemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/1665 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.