Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Teftiş Kurulu Başkanlığınca; “Diyarbakır/... köyünün yeni yerleşim yerindeki 66 konut inşaatıyla" ilgili olarak Bismil İlçe Jandarma Komutanlığının 11.05.1999 gün ve 5915 sayılı yazılarında iddia ettiği konuları incelettiğini ve neticesinde 17.09.2001 tarihli fezlekenin düzenlendiğini, buna göre; düzenlenen hakediş raporlarının 13 adedinde 88/13181 sayılı fiyat farkı kararnamesinin 7 ve 9. maddelerine aykırı uygulama yapılması sonucunda yüklenici şirkete 10.913.628.231 TL gereksiz ödeme yapıldığını, yapılan gereksiz ödemenin hakedişin ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte idarenin zararına sebebiyet veren ve hakedişlerde kontrol heyeti olarak görev yapan ..., ..., ..., ... ve ... ile yüklenici ... İnş. Tic. Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğini belirterek, 3 no.lu hakedişte fazladan ödenen 24.402.660 TL ile bunun 14.10.1996 dan itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 4 no.lu hakedişten fazladan ödenen 926.962,153 TL ile bunun 24.12.1996'dan itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 5 no.lu hakedişten fazladan ödenen 920.620.843 TL ile bunun 24.07.1997 den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 6 no.lu hakedişten fazladan ödenen 967.719.607 TL'si ile bunun 25.08.1997'den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...' dan, 7 no.lu hakedişten fazladan ödenen 342.678.350 TL ile bunun 29.09.1997 den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 8 no.lu hakedişten fazladan ödenen 159.603.092 TL ile bunun 19.12.1997 den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 9 no.lu hakedişten fazladan ödenen 99.455.245.665 TL ile bunun 29.06.1998'den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 10 no.lu hakedişten fazladan ödenen 1.936.716.974 TL ile bunun 28.08.1998'den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'dan, 11 no.lu hakedişten fazladan ödenen 3.123.700.881 TL ile bunun 21.10.1998'den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, 9.454.219.594 TL ile 28.12.1998 den itibaren işleyecek yasal faizinin davalılardan ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi ile kontrol heyetinde bulunan ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, tüm masrafların ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenerek bunlardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

1.Davalı idare elemanları cevap dilekçelerinde özetle; bahse konu işin henüz kesin hesap aşamasında olduğunu, ara hakedişlerle yapılan ödemeler alelhesap ödemeleri olup, yüklenici için müktesep bir hak doğurmasının mümkün olmadığını, henüz kesin kesabın yapılmadığı bir iş için alacak davası açılmasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, gerçek alacak ve borcun kesin hesapta meydana çıkacağını belirterek, davanın reddini istemişlerdir.

2. Diğer davalılar adına çıkarılan davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalılar davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalarda da yetkili temsilcisi vasıtasıyla katılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut ... Köy İçi İnşaat Dairesi Başkanlığı'nın Köy Hizmetleri 8. Bölge Müdürlüğü'ne hitaben yazmış olduğu 10.12.2002 tarihli yazı cevabından dava konu işe ait fazla ödendiği iddia edilen ödemelerin 15 ve 22 numaralı hak edişlerde mahsubunun yapıldığı, kesinti ve fazla ödemelerinin birbirlerini tam olarak karşılayıp karşılamayacağı konusunun kesin hesap ile ortaya çıkacağı vurgulandığı, davanın açıldığı tarih ile karar tarihi arasında geçen uzun sürede davacı idare tarafından dava konusu fazla ödemelere dayanak teşkil eden eser sözleşmesine ilişkin kesin hesabın davacı idarece yapılmamış, buna ilişkin belgeler dosyaya ibraz edilmemiş olduğu, dava konu ihaleye ilişkin kesin hak ediş ve varsa mahsuplaşmanın dava tarihi itibariyle ve yargılamanın devam ettiği dönem boyunca davacı idarece yapılmadığı, buna ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafından fazla ödeme yapılmış ise yapılan fazla ödemelerin her zaman kesin hak ediş işlemi ile davalı şirkete yapılacak ödemelerden kesilebileceği nazara alınarak davacının davalı şirkete fazla ödeme yapıldığı iddiasının sübut bulmaması nedeniyle davacının, davalılar hakkındaki davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı süresinde davacı idare vekili ve davalılar ..., ... vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacak miktarını kesin hesap raporlarına dayanarak çıkarttıklarını, davalıların ceza davalarında beraat ve zamanaşımı nedeniyle mahkumiyetleri gerçekleşmemiş ise de, kurum zararına yol açtıklarından sorumlu olduklarını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesini talep etmişlerdir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına göre yerinde olduğu, kesin hak ediş raporlarının dava tarihi itibariyle düzenlenmediğinin bilirkişi raporları ve Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 21.11.2018 tarihli cevap yazısı ile sabit olduğu, ödenen yersiz ya da fazla ödemelerin kesin hesap raporunda mahsup edileceği, buna göre davalıların davacı idareyi zarara uğrattıklarının sabit olmadığı, yerel mahkemenin davanın esasına yönelik kararında bir hatanın bulunmadığı, kendisini vekil ile temsil ettiren bir kısım davalılar lehine 350,00 TL vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğu, bu hatanın dairece giderilebileceği, yine karar başlığında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün davacı olarak gösterildiği ancak Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün lağvedildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlandığı, davacı yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yazılması gerektiği anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, bir kısım davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sübut bulmayan davanın reddine, davalılardan ..., ... ve ... lehine maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davanın reddi gerekçesinin yerinde olmadığını, davacıya ait kesin hesap raporlarına dayanılarak talep edilen alacak davasının ara hakediş tutarlarına bakılarak reddedildiğini, alınan raporlar ve ek raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, fazla ödemeye sebebiyet veren diğer davalılar hakkında davanın reddi gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların kamu zararına sebebiyet verdikleri hususunun kurum kayıt ve raporları ile sabit olduğunu belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca fazla ödenen bedelin idare elemanları ve yükleniciden tazmini istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355-370. maddeleri

1.Davacı idare ile davalı yüklenici şirket arasında "Diyarbakır-... 66 konut ve alt yapı inşaatı işi" hakkında sözleşme imzalanmış olup, davacı iş sahibi fazla yapılan ödemenin iadesini talep etmektedir.

2.Dava konusu işin 10.10.2001 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından mahkemece idare tarafından kesin hesabın yapılmasının beklendiği, kesin hesap yapılmayınca da dava subut bulmadığından reddedildiği anlaşılmaktadır.

3.Bu tür davalarda, idare tarafından yükleniciye fazla ödemenin yapılıp yapılmadığının tespiti için Dairemizin uygulamalarına göre kesin hesabın mahkemece çıkartılması gerekmektedir. Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 04.12.2019 günlü 2019/2457 Esas, 2019/5001 Karar, 22.06.2015 günlü 2015/1104 Esas 2015/3549 Karar). Ayrıca davacı vekilince ceza davası açılmadığı yönünde beyanda bulunulmuş ise de, dosya kapsamında bu konuda araştırma yapılmadığı ve alınan bilirkişi raporlarının da uyuşmazlığı çözecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.

4. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı iş sahibine uygun süre verilerek sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile teknik ve idari şartnameler çerçevesinde işin kesin hesabı çıkartılıp yükleniciye tebliğ ettirilmesi, yüklenicinin itirazı halinde itiraz dilekçesini de ekleyerek kesin hesap evraklarının mahkemeye gönderilmesinin istenmesi, çıkartılacak kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmemiş ise; uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre karar verilmesi, çıkarılacak kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmesi halinde ise gerekirse yerinde keşif de yapılmak suretiyle tasfiye kesin hesabının mahkemece çıkartılması, tasfiye kesin hesabı mahkemece çıkartılırken idare tarafından yapılan ve kanıtlanan tüm ödemelerin düşülmesi, varsa idarenin fazla ödemesinin tespit edilmesi halinde idare elemanları haklarında ceza davası açılıp açılmadığının araştırılması, yine bilirkişiden idare elemanlarının kusurları olup olmadığının, varsa oranlarının tespiti için de rapor alınması ve yapılan araştırma neticesinde kesin hesabın çıkartılarak yükleniciye yapılmış olan fazla bir ödeme olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar dikkate alınarak kesin hesab çıkartılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.