İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava konusu, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 8935 ada 7 parsel sayılı 1587,57 m2 yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmazın kök parselinin 1132 ve 1144 parsel sayılı taşınmazların imar ve ifraz/tevhidleri ile oluştuğu, kök parsellerin orman ve ham toprak vasfı ile ... adına kayıtlı olduğu, güncel parselin 05.04.1995 tarihli yazı ile beyanlar hanesine orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek Hazine adına kayıt ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada davacılar vekili; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... sokak 1-3-5 nolu yerde eski 12 pafta sayılı taşınmazın (yeni 8935 ada 7 parsel) davalı adına yolsuz tescil edildiğini, davacılar tarafından 01.10.1990 tarihli satış sözleşmesi ile satıcı ... 'dan bedeli ödenerek 1128 m2 yer satın alındığını, taşınmazın 1990'dan bu tarafa arsa emlak vergilerinin davacılar tarafından ödendiğini, davacıların 1128 m2 taşınmaz zilyetliğinin malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız, 25 seneyi geçirdiğini, davacıların tapulama aşamasından habersiz ve bilgisizliği sebebiyle uzun süre malik çıkmadığından Hazine adına tescil edildiğini, davalı belediyenin taşınmazın bir bölümünü 1/1000'lik planda haksız olarak sosyal kültürel tesis alanı lejantına aldığını, tescilin yolsuz olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi gereğince davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiş; 07.06.2016 tarihli dilekçesi ile taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713/1 incİ maddesi gereği davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu’nun (4706 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin 6 ncı bendi gereği davacılara satın alma yetkisi tanınmasını, aksi halde davacılar lehine beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili; İstanbul ... ... Mahallesi yeni 8935 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın çap örnekli satış sözleşmesi ile 200 m2 ve 541 m2 olmak üzere toplam 741 m2'sini satıcı ... 'dan satın alındığını, ilk malikten aldığı tarihten itibaren malik sıfatı ile zilyetliğinin 25 senenin üzerinde olduğunu, taşınmazın 1989'dan bu tarafa arsa emlak vergilerini de davacının ödediğini, davacının tapulama aşamasından habersiz ve bilgisizliği sebebi ile uzun süre malik çıkmadığından hazine adına tescil edildiğini, tescilin yolsuz olduğunu beyanla, davalı adına 7 parselde kayıtlı yolsuz tecilin 741 m2'sinin iptali ile davacı adına tesciline, aski halde imar uygulaması ile oluşan yeni ... ... mahallesi 8935 ada 7 parselde kayıtlı taşınmazın davacının tasarrufunda olan 741 m2'sinin davalı ... tarafından diğer davalı ... Belediyesine devri ile 5706 sayılı kanunda hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesine ilişkin yasa gereği tarafların satışına dair karar verilmesini istemiş; 01.03.2016 tarihli dilekçesi ile taşınmazın davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın davacılara satışı esas olmak üzere belediyeye devredilmesini, aksi halde hazine tarafından, taraflarına satışına esas olmak üzere taşınmazın kadastro tespitinin düzeltilerek kullanıcıların davacılar olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt edilmesini talep etmiş; ek beyan dilekçesi ile de davalı hazine adına kayıtlı dava konusu 7 numaralı parselde kayıtlı 1587,57 m2 taşınmazın davacı adına tesciline, aksi halde hukuk devleti ve sair ilkelerine aykırılık teşkil eden için 4706 sayılı kanunun 5. maddesi 6. bendinin iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine gönderilmesini, taşınmazın davacılara satışı esas olmak üzere belediyeye devrilmesine, taleplerini ıslah ile dava konusu Hazine adına kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesine (Hazinenin satışına esas olmak üzere) kadastro tespitinin düzeltilerek kullanıcısının ... olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; davacıların tüm iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacının talepleri yönünden zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydına 05.04.1995 tarih ve 324 sayılı yazı ile "dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığına" dair şerh konulduğunu, bu durumda dava konusu taşınmazın öncesi orman olan taşınmazlardan olup 2/B uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması sebebiyle özel mülkiyete konu olması veya zilyetlikle ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uyarınca kazanılması mümkün olmadığından 3402 sayılı Kanunun "hazine adına tespit" başlıklı 18. maddesi gereğince yukarıdaki maddelerin hükümleri dışında kalan ve tescile tabi bulunan mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerin Hazine adına tespit olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; davanın görev ve davalı ... yönünden husumet nedeni ile reddi gerektiğini, bunun dışında davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı belediyenin dava konusu yerler ile ilgili işlemleri iyi niyetle ve resmi kayıtlara göre tesis ettiğini savunarak asıl ve birleşen davanın görev, husumet ve zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davada, davalı Hazineye yönelik açılan davanın reddine, davalı belediyeye yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğu, taşınmazın nitelik itibariyle imar-ihya ve zilyetlikle kazanıma uygun olmadığı, ileri sürülen alım tarihi itibariyle de tapuya kayıtlı olup, kural olarak tapuya kayıtlı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği, idari yoldan satışa ilişkin yetkinin ilgili idarede olduğu, Hazine adına kayıtlı taşınmazla ilgili davalı belediyeye husumet yöneltilemeyeceği de anlaşılmakla, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.