HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkûmiyet

Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, şikâyetçi Gümrük idaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ve davaya katılmamış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkındaki beraat kararına, suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, dava konusu eşya hakkında müsadere hükmü kurulmamasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

06.06.2014 tarihinde saat 18.30 sıralarında, sanık ...’e ait depoda kaçak sigara bulunduğu ihbarı üzerine; aynı gün saat 19.00 sıralarında depo önüne gelen kolluk görevlilerinin ihbar bulunduğunu söyleyerek, deponun kapısını açmasını istediği, sanığın kendi rızası ile depoyu açması üzerine, yere dökülmüş vaziyette sigaralar görülerek, saat 22.15 sıralarında Cumhuriyet savcısının derkenar arama kararına istinaden depoda yapılan aramada toplam 414 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk ...'in sonradan olay yerine gelerek, suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine ayrıca tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.

Sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle ayrı ayrı açılan kamu davaları, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilerek, yargılamaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; olay günü eşinin rahatsızlığı nedeniyle Diyarbakır’da bulunduğunu, haber verilince kendisine ait olan deponun bulunduğu yere geldiğini, arama kararını göstererek kolluğun depoda arama yaptığını, suça konu sigaraların kendisine ait olmadığını, yeğeni olan suça sürüklenen çocuk ...’in, haberi olmadan sigaraları depoya koyduğunu sonradan öğrendiğini beyan etmiştir.

Suça sürüklenen çocuk ... aşamalardaki savunmalarında; iki üç ayda peyderpey kamyonculardan topladığı suça konu sigaraları, amcası sanık ...’e ait depoya, onun haberi olmadan kendisini koyduğunu sigaraları satacağını beyan etmiştir.

Tanık M. G. beyanında; kardeşi olan sanık ... ’in olay tarihinde İstanbul’da olduğunu, oğlu suça sürüklenen çocuk ...’in suça konu sigaraları, kardeşinin haber olmadan deposuna koyduğunu sonradan öğrendiğini beyan etmiştir.

Suça konu eşyanın kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

A. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik şikâyetçi Gümrük İdarsi vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, bu savunmaları doğrulayan suça sürüklenen çocuğun açık ikrarı ve tanık anlatımı, olay tutanağının içeriği ve dosya içeriğindeki belgeler dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle, sanık ... hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Hükme Yönelik
Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişmeyen açık ikrarı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre, atılı eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç olarak 10 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkındaki kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilme zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi,

2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3.Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca indirim uygulaması sırasında 3 gün yerine hesap hatası ile 4 gün adli para cezasına hükmedildiği, hatalı olarak hesaplanan gün karşılığı adli para cezasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereği indirim yapılmak suretiyle fazla adli para cezasına hükmedilmesi,

4.İddianamede müsaderesi talep edildiği halde suça konu kaçak eşya ile ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması,

5.Suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ...'nın davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması nedenleriyle, hükmün bozulmasına karar
verilmesi gerekmiştir.

A.Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/857 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararında şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Hükme Yönelik Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2014/857 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.