Mahkûmiyet

Gıyabi kararın sanığa adli tatilde tebliğ edilmesi nedeniyle temyiz süresinin adli tatil bitiminden itibaren başladığı ve sanığın temyizinin süresinde olduğu, Tebliğnamedeki görüşe bu nedenle iştirak edilmediği, temyiz incelemesine konu kararın sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararı ile sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz sebepleri; hakkında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, atılı suçlamayı kabul etmediğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Yol kontrol ve arama noktasında yapılan uygulama sırasında, sürücüsünün dur ihtarına uymayarak
kaçtığı ve yoldan çıkarak arazide hareketsiz halde kalan araçtan iki şahsın gece karanlığında uzaklaştığı, eşkâllerinin belirlenemediği, bahse konu araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, kasa kısmında çuvallar içerisinde 3.190 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın kendisi tarafından kullanıldığı tespit edilen sim kart takılı cep telefonunun araçta ele geçtiği anlaşılmıştır.
Sanığın savunmasında; oto tamir işi ile uğraştığını ve aracın olaydan önce tamir için kendisine getirilen bir araç olduğunu, cep telefonunu bu işlem sırasında araçta unuttuğunu, cep telefonu ile ilgili olarak herhangi bir yere müracaatı olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
İnceleme dışı suça sürüklenen çocuk ...'ın savunmasında; araçla gezerken yolda karşılaştığı ve tanımadığı bir şahısla ne olduğunu bilmediği eşyaların nakliyesi için ücreti karşılığı anlaştığını, ehliyetsiz olduğu için kontrol noktasında durmayarak kaçtığını, şahsın telefon numarasını ya da irtibat adresini bilmediğini, duruşmada hazır bulunan sanık ...'ın araçtaki şahıs olmadığını, sanık ...'ı hiç tanımadığını, görmediğini beyan ettiği görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından bahisle beraat kararı verildiği; bahse konu hükme yönelik inceleme dışı suça sürüklenen çocuğun ve katılan kurum vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından savunmaya itibar edilmediği, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun eylemi iştirak halinde birlikte işlediklerine kanaat getirildiği gerekçesi ile sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, inceleme dışı suça sürüklenen çocuğun beyanları ve tüm dosya kapsamı karşısında;

1.Sanık ... ile inceleme dışı suça sürüklenen çocuk ... arasında olay tarihinde kullanımlarında bulunan GSM hatlarının on gün önceden suç tarihine kadarki süreye ilişkin “sinyal bilgileri, HTS ve görüşme kayıtlarının” getirtilerek şahıslar arasında görüşme kaydı bulunup bulunmadığının ve birlikte belli bir süre aynı yerlerden sinyal alıp almadıklarının tespiti, ayrıca sanığın savunmasında olay tarihinde oto tamir işi ile uğraştığını ve aracın kendisine tamir edilmek üzere bırakılan bir araç olduğunu belirtmesi karşısında olay tarihinde ve öncesinde tamircilik işi ile iştigal edip etmediğinin, herhangi bir tamirhanede çalışıp çalışmadığının, çalışıyor ise aracın o tarihte tamirhaneye ya da sanığa bırakıldığına ilişkin kayıt bulunup bulunmadığının kolluk marifetiyle etraflıca araştırılıp tutanağa bağlanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre ise;
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.