Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/306 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184,62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 6 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçu işlemediğine, konut sahibinin emir ve talimatlarıyla hareket ettiğine, eksik inceleme yapıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmediğine, hükümde hesap hatası yapıldığına, temyiz süresinin hatalı gösterildiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, onaylı projeye aykırı olarak bina niteliğinde imalatlar yapmak suretiyle atılı suçu işlediği, sanık savunması, 17.03.2015 tarihli yapı tatil zaptı, 08.03.2016 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 22.12.2021 tarihli cevabi yazı içeriği ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Sanık savunması, 17.03.2015 tarihli yapı tatil tutanağı, 08.03.2016 tarihli bilirkişi raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün cevabi yazı içeriği ve tüm dosya kapsamıyla, sanığa atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında '20 (on) eşit taksitte...' ibaresine yer verilerek çelişkiye neden olunması" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasından "(on)" ibaresinin çıkarılması suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.