Mahkûmiyet
Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/265 Esas, 2018/859 Karar sayılı kararıyla 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a (6114 sayılı Kanun) muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 6114 sayılı Kanun'un 10/3-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un ( 5237 sayılı Kanun) 31/3, 62/1,50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.02.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/29872 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/29872 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılan motorlu taşıt sürücü sınavına ...'in yerine suça sürüklenen çocuk ...'un girdiği iddiasıyla hakkında açılan davada, suça sürüklenen çocuğun 6114 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 12/05/2016 tarihli ve 2015/34112 esas, 2016/17884 karar sayılı ilâmında, "6114 sayılı Kanun'un 1.maddesindeki ''Bu Kanun'un amacı, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının teşkilat, görev ve yetkileri ile Başkanlık tarafından yapılacak her türlü sınav ve yerleştirmeler ve bu sınavlarda görev alanların yetki ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir'' ve 10/3. maddesindeki suçların ''Başkanlık tarafından yapılan sınavlarda'' söz konusu olacağı şeklindeki düzenlemeler karşısında değinilen Kanun'un Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yazılı sınavları kapsamadığı" şeklinde belirtildiği nazara alındığında,
Somut olayda suça sürüklenen çocuğun suça konu fiilinin Milli Eğitim Bakanlığı'nca yapılan motorlu taşıt sürücü sınavında gerçekleştiği, sınavı düzenleyen kurumun ÖSYM olmaması nedeniyle uygulanma imkânı bulunmayan 6114 sayılı Kanun'un 10/3. maddesi gereği suça sürüklenen çocuğun mâhkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozulması talep edilen kararın verilmesinden önceki aşamada davanın suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığı'na ihbar olunmaması ve gerekçeli kararın adı geçen kuruma tebliğ edilmemesi karşısında, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği anlaşılmakla, talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.