SUÇLAR: Nitelikli yağmaya teşebbüs, hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma (nitelikli tehdit)

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esatan reddi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.03.2021 tarihli ve 2020/1937 Esas, 2021/1073 Karar sayılı kararının, katılan tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; İlk derece Mahkemesince sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararının katılanın istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olduğu dava dosyasında;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine göre istinaf mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden; incelemeye konu dava dosyasında katılanın temyizinin suç vasfına yönelik olduğu görüldüğünden sanık ... hakkındaki kararın suç vasfı yönünden temyiz edilebilir olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik katılanın temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
Katılan 25.06.2020 tarihli duruşmada sadece ...'dan şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiş olması gözetildiğinde; katılanın diğer sanıklardan şikâyetçi olmadığı ve davaya katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.10.2019 tarihli ve 2017/5-29 Esas ve 2019/598 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesindeki “Katılan, vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır” biçimindeki düzenleme ile istikrarlı olarak sürdürüle gelen Ceza Genel Kurulu ve Ceza Daireleri uygulamalarına göre; soruşturma aşamasındaki şikâyetten vazgeçme sonradan kovuşturma aşamasında kamu davasına katılmaya engel değil ise de kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır. Kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri hükümlerine göre usulen mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatını kazanarak temyiz yetkisini elde etmemiş katılanın sanıklar ..., ..., ... hskkındaki hükümleri temyiz etme yetkisinin bulunmaması sebebiyle temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyiz talebinin incelemesine gelince;
5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan temyiz dilekçesinde özetle; sanığın yağma suçundan cezalandırılması gerektiğini ileri sürmüş anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;

Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, katılanın yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN ONANMASINA,

Dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine

22.05.2024 gününde karar verildi.