İNCELEME KONUSU
İtirazın kabulü
Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2018 tarihli ve 2018/157 Esas, 2018/462 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine, Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/193 Değişik İş sayılı kararı ile hükümlünün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğu gerekçesiyle, Patnos 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2018 tarihli kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2022 tarihli ve 2019/6114 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/43150 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2022 tarihli ve KYB-2022/43150 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilmesi üzerine merci Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2019 tarihli kararı ile, "...sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihinden önce işlediği kasıtlı suçtan mahkumiyet hükmünün bulunduğundan..." bahisle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilâmında ayrıntıları açıklandığı şekilde, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinde tekerrür hükümlerinin uygulanması için öngörülen sürelerin geçmiş olduğu hâllerde, önceki mahkûmiyet hükümlerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesi yönünden engel oluşturmayacağının kabulünün adalet ve hakkaniyete uygun olacağı, somut olayda sanığın adlî sicil kaydında yer alan Ardanuç Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2007 tarihli ve 2006/26 esas, 2007/26 sayılı kararına konu 1.963,00 Türk lirası adli para cezasının 24/11/2007 tarihinde infaz edildiği, sanık tarafından 10/08/2017 tarihinde işlenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suçun, 5237 sayılı Kanun’un 58/2-b maddesinde öngörülen üç yıllık sürenin dolmasından sonra gerçekleştiği, adlî sicil kaydındaki suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilmeksizin itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,
a)Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,
b)Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on dördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
c)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
d)Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
e)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlünün adlî sicil kaydında yer alan Ardanuç Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2007 tarihli ve 2006/26 Esas, 2007/26 Karar sayılı kararı ile şartlı tehdit suçundan hükmolunan adli para cezasının 647 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 23.05.2007 tarihinde kesinleştiği ve 24.11.2007 tarihinde infaz edildiği, hükümlünün inceleme konusu suçu ise 10.08.2017 tarihinde işlediği, adlî sicil kaydındaki ilâmın beş yıllık süre geçmiş olması nedeniyle silinme koşullarının oluştuğu, nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında da "...Kesinleşmiş hükümlerde, 647 sayılı Yasa'nın 4 ve 6 veya 5271 sayılı Yasa'nın 50 ya da 51. maddelerinin uygulanıp, uygulanmamasının…, eski yasa döneminde işlenip, adlî sicilden silinme koşulları oluşmuş olan mahkûmiyetler ile ertelenmiş ve vaki olmamış sayılmasına karar verilen mahkûmiyetlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmayacağı" şeklindeki belirtildiği üzere, hükümlü hakkında adlî sicil kaydında yer alan ilâmın silinme koşulları oluşan ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği dikkate alınmadan yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2019/193 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.