SAYISI: 2022/İHK-20788
SAYISI: K-2022/20788
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı otobüsün ani frenleme yapması nedeni ile araçta yolcu durumda olan davacının düşmesiyle oluşan 15.09.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 68.480,39 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyete ilişkin sağlık raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, kusur tespiti istendiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 68.480,39 TL tazminatın 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, başvuru sahibinin emniyet kemeri takmaması nedeniyle ortak kusur indirimi yapılması gerektiğini, tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücretinin beşte birine hükmedilmesi gerektiğini savunarak Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyete ilişkin raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın denetime elverişli olduğu, başvurucunun emniyet kemeri takmadığının anlaşılmasına göre hesaplanan tazminat üzerinden %20 oranında indirim uygulanması gerektiği, yönetmelik hükümlerine göre maktu olarak belirlenen miktarın altında kalmamak kaydı ile beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 54.784,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa 20.09.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi uygulanmasının hatalı olduğunu, yargılama giderinin hatalı hesaplandığını, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu iddia ederek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan otobüsün ani frenleme yapması sonucu otobüste yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usule uygun olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmiş olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının yolcusu olduğu şehirlerarası otobüsün ani fren yapması sonucu davacı yaralanmış, ifadesinde koridora düştüğünü beyan etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince davacının ifadesinden emniyet kemeri takmadığının anlaşılması nedeni ile hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden aracın şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan otobüs olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 inci maddesinin b fıkrasında yapılan 16.08.2022 tarihli değişiklik sonucu yolculara emniyet kemeri takma zorunluluğunun getirildiği ve eldeki davada kaza tarihinin 15.09.2019 olduğu dikkate alındığında davacının emniyet kemeri takmadığı gerekçesi ile müterafik kusur indirimi uygulanması hatalı olmuştur.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının dosya arasında bulunmadığı gibi trafik kazasında tarafların kusur oranlarının da belirlenmeden davacının kusursuz, davacının yolcusu olduğu
otobüs sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince özellikle olayın oluş şekline göre dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.