Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtalarının müsaderesi

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanığa temel cezada teşdit uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

3.Malen sorumlu ... vekilinin temyiz sebebi, suçta kullanılan nakil vasıtalarının iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağına göre, 29.09.2015 tarihinde kolluk kuvvetlerince Gaziantep otobanı doğu turnikelerinde şüphe üzerine içinde ...'un da bulunduğu sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı tenteli yarı römorkta gecikmesinde sakınca olan hal kapsamında yapılan aramada, dorsenin üst tarafında açılıp kapanabilir delik olduğu görülerek toplam 23.150 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, söz konusu araçta şoförlük yaptığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Malen sorumlu ... Limited Şirketi yetkilisi beyanında, sanığın şirketlerinde şoför olarak çalıştığını ve kaçakçılık olayıyla ilgilerinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre ''fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

03.03.2020 tarihli Türk Ticaret Sicili Gazetesinin 10028 sayılı ve 215 numaralı sayfasında ... Limited Şirketi'nin 27.02.2020 tarihinde unvan değişikliği yaparak ... olduğu anlaşılmıştır.

Kanun iadesi sonrası yakalama emri üzerine mahkemesince savunması alınan sanığın, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücünün olmadığını açıkça beyan etmesi ve sanık müdafiin de 4 numaralı celsede müvekkilinin gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücünün olmadığını açıkça beyan etmesi nedeniyle tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada toplam 23.150 karton kaçak sigara ele geçirilmesi karşısında temel ceza belirlenirken teşdit yapılması gerekiyor ise de, mahkemece kanun iadesi öncesi verilen mahkûmiyet kararına karşı aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle mahkemece temel cezanın alt sınırdan takdir edildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği, nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği anlaşılmakla; sanığın araçta şoför olarak çalıştığını beyan ettiği, malen sorumlu ... Limited Şirketi yetkilisinin de bu durumu doğruladığı olayda, nakil araçlarının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek müsadere şartları oluşmayan suçta kullanılan araçlarının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde bendinde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı, malen sorumlu ... vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün suçta kullanılan nakil vasıtalarının müsaderesine ilişkin 12 numaralı bent tümüyle hükümden çıkartılarak yerine '' Suçta kullanılan ... plakalı ve ... plakalı nakil araçlarının müsadere şartları oluşmadığından MÜSADERESİNE YER OLMADIĞINA, trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.