Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile 11 numaralı bağımsız bölümün satışı için 184.000,00 TL bedel üzerinden anlaştıklarını, 100.000,00 TL’yi elden nakit olarak; kalan kısmı da bankadan kredi çekeceği için 80.000,00 TL’lik teminat senedini davalıya verdiğini, kredi işlemleri sırasında bankanın yaptığı araştırma sonucunda temlike konu taşınmazın natamam vaziyette olduğunun ortaya çıktığını, davalı tarafından başka bir taşınmazı gezdirilmek suretiyle hileye düşürüldüğünü anladığını, davalının teminat senedini takibe koyarak taşınmazı satışa çıkarttığını, taşınmazı iade hazır olduğunu, konu ile ilgili ceza soruşturmasının devam ettiğini ileri sürerek, taşınmaz satış işleminin iptali ile 104.100,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsilini ve icra dosyasındaki satış işlemlerinin tedbiren durdurulmasını istemiştir.
Davalı, zamanaşımı definde bulunmuş, iddiaların doğru olmadığını, davacı tarafından satış bedeli ödenmediğini, bu nedenle bono için icra takibi başlattığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının hileli hareketleri sonucunda davacının sözleşme konusunda önemli hataya düşerek kaba inşaat halindeki çekişmeli taşınmazı 184.000,00 TL bedelle satın aldığı, sözleşmenin iptalini istemekte haklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 5.777.82 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.