Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan ...'ın dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölümünü birlikte yaşamayı sağlamak amacıyla muvazaalı biçimde davalıya temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “...Gerçekten de, dosya içeriği ve toplanan delillerden; davaya konu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölümün muris ... adına kayıtlı iken, 28.05.1999 tarihli resmi akitte davalıya satış yoluyla temlik edildiği, murisin taşınmaz satmasını gerektiren haklı ve geçerli bir nedeninin olmadığı, taşınmazın resmi akitteki satış bedeli ile keşfen saptanan gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, taşınmaz bedelinin murise ödendiğine dair ispata yeterli bir delil sunulmadığı; sonuç itibariyle, taşınmazın mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde davalıya temlik edildiği anlaşıldığına göre, davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ne var ki; davada, davacıların miras payları oranında tapu iptali-tescil isteğinde bulunulmuş olması karşısında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen "taleple bağlılık" ve "talepten fazlasına karar verilemeyeceği" ilkeleri dikkate alınarak davacıların miras payları oranında tapu iptali-tescile ve buna göre belirlenecek dava değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, anılan ilkeler göz ardı edilip istek aşılmak suretiyle dava dışı mirasçı ...'e de pay verilmesi isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hâkimi ...' nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.

Dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 17 nolu bağımsız bölümde davalı adına kaydın davacıların miras payı oranında iptaline karar verilmesi gerekirken, payların hatalı belirtilmesi doğru olmadığı gibi muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmaz ya da taşınmazların tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup, bu değer üzerinden yargılama gideri vekalet ücreti ve harca hükmedilmesi gerekirken taşınmazın tamamı üzerinden karar verilmesi de doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 1. bent olarak “... ilçesi ... mah, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda davalı adına tapuya kayıtlı 17 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının ... Sulh Hukuk Mahkemesi 09.09.2011 tarih 2011/784Esas,2011/694Karar sayılı veraset ilamındaki davacıların miras payı oranında iptali ile, bakiye kısmın davalı üzerinden bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak “Alınması gerekli 2.206,41 TL karar harcından peşin alınan 445,50 TL harç ile 203,45 TL tamamlama harcı toplamı 648,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.557,46 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına ve hükmün 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 4. bent olarak “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesaplanan 3.876 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine,09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.