Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 07/05/2018 tarih ve 2016/84-2018/545 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, THY'nin acentesi olan davacı şirketin dava dışı şirkete sattığı 29.04.2011 - 04.08.2011 tarihleri arasını kapsayan uçak biletlerinin ödemesinin dava dışı ...'e ait Akbank'a ait kredi kartı ve ...'e ait Ziraat Bankası'na ait kredi kartı ile gerçekleştirildiğini, her iki kart hamilinin de harcamalara itiraz etmediğini, 14.11.2011 tarihi itibariyle THY tarafından kredi kartları ile ilgili herhangi bir ihtirazı kayıt olmadığına dair e-mail yazışmaları bulunduğunu, ancak 13.12.2011 tarihinde THY tarafından kendilerince kullanılan her iki kredi kartı ile yapılmış olan 52 adet işlemin, otorizasyonsuz işlem olduğu gerekçesiyle 63.012,64 TL borç kaydı bildiriminin gönderildiğini ve sonrasında davacının THY’den olan alacaklarına mahsup edilerek tahsil edildiğini, aracı bankanın bu geri dönüşlerini en az 124 en fazla 225 gün sonra yaptığını, kullanılan sistemin provizyonsuz satışlara uygun olduğu ve satışlarda provizyon gerekmediğini, 29.04.2011-04.08.2011 tarihleri arasında yapılan satışlara (124-225) gün sonra itiraz edilemeyeceğini ileri sürerek 60.000.- TL'lik uçak bilet satış bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve dava dışı THY'nin “Amedeus Sistemi” kullandıkları, bu sistemin bankalar tarafından üye işyerlerine verilen ve bankalarca kurulan bir sistem olmadığı, dava dışı THY ve davacı acentesinin kendi takdirlerinde ve otorizasyonsuz işlem yaptığını bilerek bu sistemi kullandıklarının tespit edildiği, davacı ve davalılar arasında sözleşmeden kaynaklanan bir ilişki bulunmadığı, davaya konu uçak bileti satış işlemlerinin Amedeus sistemi üzerinden ve provizyon alınmadan yapıldığı, kart sahibi olan davalı ... ve Ziraat Bankası’nın, diğer davalı Vakıflar Bankasına provizyonsuz işlem koduyla, kurallara uygun olarak ve süresi içerisinde chargeback yaptığı, davacı ile dava dışı alt acentesi CCS şirketi ve bu şirket ile ilgileri olduğu anlaşılan kredi kartı sahiplerinin Amedeus sisteminin provizyonsuz işlemlere izin vermesi özelliğinden bilinçli bir şekilde istifade etmiş olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle davacı ile davalılar arasında, zaman itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK kapsamında borç teşekkülünü gerektirir herhangi bir halin bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.