Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanık müdafinin yüzüne karşı 27.06.2016 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 01.02.2024 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesine göre, soruşturma aşamasında şikayetçi olunmamasının, yargılama sırasında davaya katılmaya engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, şikayetçinin katılma isteminin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, şikayetçinin, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi reddedilen sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, babasının ölmesi nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; haksız ve mesnetsiz şekilde hak ve hukuk ilkeleri ile usul ve yasaya aykırı olarak objektif olarak incelenmeden sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkin süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiş olup gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmamıştır.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; lehine vekalet ücreti verilmediğine ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; meydana gelen trafik kazasının ölen ...'un asli kusurlu hareketi neticesinde gerçekleştiği, sanığa ise atfedilebilecek kusur bulunmadığı anlaşıldığından sanığın taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

A.Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Dosya içeriğine göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmasız bariyerlerle yaya trafiğine kapatılmış D-100 karayolunu takiben sol şerit üzerinde seyir halindeyken aynı istikamete doğru sağ şeritte seyir halinde olan bir aracın önünden karşıdan karşıya geçmek için istikamet şeridine giren yayaya,aracının sol ön far ve sol yan,ayna kısımlarıyla çarpması sonucu mağdur yayanın öldüğü olayda, sanığın atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmakla;

Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı 27.06.2016 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 01.02.2024 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.