Asıl ve birleşen davaların kabulüne
Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 ... Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesi gereği; Bölge Adliye Mahkemelerinin 26.09.2004 tarihli ve 5235 ... Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 ... Kanun) Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 ... Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5235 ... Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, 341 inci maddesinde ise İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, 361 inci maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmış; 07.11.2015 tarihli ve 29525 ... Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre de Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması kararlaştırılmıştır.
Somut dosyada; asıl dava ilk olarak 21.04.2014 tarihinde ... Kadastro Mahkemesinde 2014/328 Esas ... dosya ile birleşen dava ise aynı tarihte aynı mahkemenin 2014/306 Esas ... dosyası ile açılmış olup davacı ... tarafından 26044 ada 1 ve 2 parsellerin Hazine adına yapılan tespitine itiraz ettikleri, taşınmazların 1946 yılında yapılan 3116 ... Kanun kapsamındaki orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı, 1976 yılında 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1744 ... Kanunla değişik 2 nci madde çalışmalarında dava konusu 1 nolu parselin orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1988 yılında 6831 ... Kanun'un 3302 ... Kanunla değişik 2/b çalışmalarında bu parselin konumunda değişiklik olmadığı, sonuç olarak 26044 ada 1 ve 2 numaralı parsellerde Hazine adına yapılan (2/b kısmı hariç) kalan kısmın tespitine itiraz ile bu kalan kısmın 6831 ... Kanun'un 2/b maddesine istinaden Hazine adına tescili talep edilmiş olup birleşen dava davacısı ... tarafından ise sadece 26044 ada 1 parsel yönünden aynı talepte bulunulmuştur. Mahkemece 17.03.2015 tarihinde asıl ve birleşen dava davalısı Orman İdaresi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, asıl ve birleşen dava davalısı Hazine yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen bilirkişi raporunda 26044 ada 1 parselde H (95,73 m2) ve L (172,43 m2) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/2109 Esas, 2016/5420 Karar ... ilamı ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, düzelterek onamaya ilişkin kısım ise görevsizlik kararına ilişkin kısım ile ilgili verilmemiştir. Davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme talep edilmişse de reddedilmiş ve hüküm 09.12.2016 tarihinde kesinleştirilmiştir. Görevsizlik kararı verilen ve onanarak kesinleşen bu kısım yönünden dosya ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde şimdiki esasını almıştır. Görüldüğü üzere eldeki dosyada dava konusu edilen kısım 2017/13 Esas numaralı dosya olan eldeki davada ilk kez ele alındığından, kök davadan bağımsız, yeni bir dava olduğundan kök davaya ilişkin kararın Yargıtay tarafından incelenmiş olmasının ve verilen görevsizlik kararının bozulmayıp onanmasının sonuca etkisi yoktur.
Temyize konu mahkeme kararı, Bölge Adliye Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlamasından sonra 11.03.2020 tarihinde verildiğine göre, kanun yoluna dair 1086 ... Kanun hükümleri değil 6100 ... Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, 6100 ... Kanun'un 6723 ... Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik Geçici 3 üncü maddesi gereği dosyanın incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.