Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/643 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının olmadığı, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin olmadığı, sanık hakkında beraat hükmü verilmesi ile lehe hükümlerin uygulanasına ilişkindir.

1. Sanığın yasal unsurlara haiz suça konu 27.000,00 TL bedelli çeki borcuna karşılık katılan şirkete verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte ikiz çek olduğu tespit edilmiştir.

2. Sanık savunmasında, suça konu çeki açık kimlik ve adres bilgilerini açıklayamadığı Mustafa isimli şahıstan aldığını ifade etmiştir.

3. Söke Jandarma Kriminal Laboratuvarı ve ...Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği uzmanlık raporlarına göre, çekin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve çekin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu ile çekin arkasında bulunan Afyon Mermer ... cirosunun ... eli ürünü olduğunun belirlenmiştir.

4. Adli Emanetin 2015/1188 sırasında kayıtlı belgenin mahkemece yapılan incelemesinde çek üzerinde herhangi bir tahrifat bulgusuna rastlanılmadığı belgenin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu gözlemlenmiştir.

5. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanığın, suça konu çeki katılan şirkete olan borcuna karşılık ciro ederek kullanmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; gerekçeli karar başlığında "2015" şeklinde gösterilen suç tarihinin " 17.09.2014" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/643 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.