Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, ... sözleşmesinin haksız feshedildiğini, ödenmesi gereken kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücret alacağını, izin ücretini, hafta tatil ücretini, ... ve genel tatil ücretini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 13.05.2010 tarihinde istifa ettiğini ve istifasının müvekkili şirket tarafından 17.05.2010 tarihinde kabulü üzerine tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle ... sözleşmesinin karşılıklı feshinin gerçekleştiğini, davacının işten ayrıldıktan hemen sonra başka bir belgelendirme şirketinin bayiliğini alarak ortak sıfatıyla çalışmaya başladığını ve gizlilik anlaşmasına aykırı davrandığını bu sebeple müvekkilinin zarara uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, ... ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği ve ibranamenin üst kısmının sonradan doldurulmak koşuluyla oluşturulup oluşturulmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosyaya sunulmuş olan ibranamede işten ayrılma sebebinin istifa olarak belirtildiği görülmüştür. Davacı ibranamenin kendisine baskı ile imzalatıldığını dolayısı ile iradesinin sakatlandığını ve gerçeği yansıtmadığını iddia etmişse de, davacı bu iddiasını kanıtlayamamıştır.
Dosya içeriğine göre, davacının kendisinden önce işyerinden ayrılmış olan başka bir çalışan ile şirket kurduğu ve o şirketin ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum nazara alınarak, tanık anlatımları ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının işten kendi isteği ile ayrıldığı sonucuna varılmaktadır. Bu halde, yani kendi isteği işten ayrılan işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ... doğmayacağı gözetilmeden dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ....12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.