SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2016/71 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir.
1.Sanığın, Halkbank Oto Tamir 2. Sanayi Sites... Şubesine ait keşidecisi şikâyetçinin yetkilisi olduğu ...Hırdavat Dış Ticaret Limited Şirketi olan 22.04.2015 keşide tarihli ve 57.500,00 Türk lirası bedelli çeki, hakkında ek kovuşturma yer olmadığına dair karar verilen ...'a alışveriş karşılığında verdiği, adı geçenin çekin sağlam olup olmadığını teyit etmek için bankaya gittiği ve çekin banka görevlilerince sahte olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, soruşturma aşamasında suça konu çeki alışveriş karşılığında temyiz dışı sanık ...'dan aldığını belirtmiş, kovuşturma aşamasında ise hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... adlı kişiden aldığını, bahse konu çeki alacağı araba karşılığında ...'a verdiğini, çekin sahte olduğunu bankaya ibraz edilince öğrendiğini beyan etmiştir.
3....Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ekspertiz raporunda suça çekin tamamen sahte olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. 09.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda keşideci şirket adına atılmış imzanın, şirket yetkilisi şikâyetçinin elinden çıkmadığını, ön yüzde bulunan yazı ve rakamlar ile arka yüzdeki 1. cirantacı adına yazılmış "... 15374458692" ibaresinin ...'ın eli ürünü olduğunu belirtmiştir.
5. Adli Emanetinin 2015/6828 sırasında kayıtlı suça konu çekin mahkemece duruşmaya getirtilerek incelendiği özelliklerinin tutanağa geçirildiği, çekin yasal unsurlarından olan keşide yerinin bulunmadığı, keşidecinin adresinin de mevcut olmadığı, lehtarın kim olduğunun belli olmadığı, unsurlarının eksik olduğu ve çek niteliği taşımadığı gözlenmiştir.
6. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
7.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle...9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2016/71 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.