Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62/1,51/1-3-6 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz sebebi; Kararın hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere, katılan vekilinin temyiz sebepleri; Somut olayda bilinçli taksir unsurlarının bulunduğuna ve sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10 kişinin basit tıbbi müdahale ile geçer, 3 kişinin ise nitelikli yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın asli kusurlu bulunduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Olay günü sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki yolcu otobüsü ile meskun mahal dışında, bölünmüş, üç şeritli, tek yönlü, asfalt kaplama, aydınlatmanın bulunmadığı devlet karayolu üzerinde gece vakti Susurluk istikametine doğru seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan su kanalına aracı düşürerek aracın yan yatması ile sonuçlanan kazada sanığın asli kusuru ile araçta yolcu olarak bulunanlardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., Hatice Ergün, İlayda Usta, Seren Bekdemir ve ...'in hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte, diğer yolculardan Işıl Kocadağ'ın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (5) derece olacak nitelikte, ...'nın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi ağır (4) derece olacak nitelikte, ...'nın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta (3) derece olacak nitelikte yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği hususunun ve TCK'nın 51/8 maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmesi sırasında dayanak maddelere hükümde yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
2-5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin ve bu sürenin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak belirtilen husus doğrultusunda 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen ve cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, 1 yıl 8 aydan az olamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 6. paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine " Hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 8 ay denetim süresi tayin edilmesine" ibaresinin ve hükmün 8. paragrafının hükümden çıkartılması ile yerine "5237 sayılı TCK’nın 51/7.maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verileceği, TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün isteme uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.