Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ve mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Sanığın, 13.05.2013 keşide tarihli ve 14.000,00 TL bedelli bononun kefil kısmını katılan ...'nin bilgisi ve rızası dışında katılan adına imzaladığı ve suça konu bonoyu ...'a olan borcuna karşılık verdiği iddia olunmuştur.

2. Mahkeme tarafından sanığın savunması, katılan beyanı, bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesi uyarınca senet metninde "kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adının" bulunması zorunlu unsurlardandır.
Bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde ...'ın suça konu senedi alacaklı kısmı ve yetkiye ilişkin bölümü boş şekilde aldığını ve bu kısımları kendisinin doldurduğunu beyan etmesi karşısında sanığın suça konu senedi lehtar kısmı boş olarak ...'a verdiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,

2. Kabule göre de; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi birinci fıkrası hak yoksunluklarına hükmedilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/387 Esas, 2016/349 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.