SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 Tarihli ve2015/71 Esas,2016/72 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında
1. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
1. Sanıklar müdafinin temyiz istemi; sanık ...'nin savunmasında geçen ve araştırma için yeterli olacak bilgileri verilen şahıs araştırılmadan mahkumiyet hükmü verilmiş olması ve sanıklar hakkında teşdit uygulanıp aynı gerekçelerle takdiri indirim uygulanmış olması çelişkili olduğundan mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
2. Katılan vekillerinin temyiz istemi gerekçesizdir.
1. Sanık ... lehine düzenlenen tamamen sahte olarak üretilmiş suça konu çekin... tarafından cirolanarak, kardeşi olan sanık ... Kaymakçı'nın yetkilisi olduğu Burjuva Gıda...Ltd.Şti'ne verildiği, sanık ... tarafından cirolanan çekin sanık ... tarafından bankaya ibraz edilmek suretiyle sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık ... suçlamayı kabul etmemiş, kendisine ait büroyu satıp borçlarından kurtulmak istediklerini, büroyu almak istediğini söyleyen 0542 ...72 numaralı telefondan kendisini arayan ... isimli kişi ile görüşüp satış konusunda anlaştıklarını, şahsın borcun bir kısmı için suça konu çeki verdiğini, kendisinin bankaya olan borcu nedeniyle çeki bankaya ibraz ettiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık ... Kaymakçı savunmasında, kendisinin bankaya borcu olduğunu, bu nedenle ablasının taşınmazını satılığa çıkardığını, biriyle anlaştıklarını, bu kişinin verdiği çeki borçlarını kapatması için ablasının kendisine verdiğini, kendisinin çeki cirolayıp borcuna mahsuben bankaya gönderdiğini, dolandırıcılık ve sahtecilik kastı olmadığını beyan etmiştir.
4. Katılan banka vekili suça konu çekin çekilecek olan krediye teminat olarak verildiğini beyan etmiştir.
5. Tanık ...' nin beyanı dosyada mevcuttur.
6. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 22.08.2013 tarihli uzmanlık raporunda çekin tamamen sahte olarak tanzim edildiği, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, ön yüzdeki... yazısı ile arka yüzdeki birinci ciranta yazı ve imzasının sanık ... Kaymakçı eli ürünü olduğu, ön yüzdeki diğer yazılar ve imzanın sanık ... Kaymakçı ve ... eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir.
7. Suça konu çek mahkemesince incelenmiş, unsurlarının tamam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir.
8.Mahkemesince sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyet, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise suça konu çekin önceden doğan kredi borcuna mahsuben verildiğinden atılı suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiştir.
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Dosya arasında mevcut belgelere göre sanık ... Kaymakçı ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 16.08.2011 tarihli olduğu, suça konu çekin ise 30.03.2012 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve önceden doğan borca karşılık olarak verilmiş olduğu anlaşılmakla mahkemenin beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık ...'nin aşamalardaki istikrarlı savunmasında suça konu çeki ... isimli şahıstan aldığını ve bu şahsın Irlıganlı kasabasından olduğunu kullandığı telefon numarasını beyan ettiği, tanık ...'nin beyanının da bunu destekler nitelikte olduğu, sanık ...'nin kriminal rapor alınmadan önceki ilk beyanında ön yüzdeki lehtar yazısını kendisinin yazdığını beyan etmiş olduğu ancak ne soruşturma aşamasında nede kovuşturma aşamasında ... isimli şahsın araştırılmadığı anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından Irlıganlı kasabasından ... isimli şahıs araştırılarak tespit edilmesi halinde söz konusu kişinin 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde düzenlenen çekinme hakkı hatırlatılarak tanık olarak beyanına başvurulması, çek üzerindeki yazı, rakam ve imzaların tanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda uzman bir kuruluştan bilirkişi raporu aldırılması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekliliği,
2. Kabule göre de;
a.Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken çelişkiye düşülmemesi ve gösterilen gerekçelerin dosya kapsamı ile uyumlu olması gerekir. Temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi suretiyle yasa metninin tekrarı ile yetinilerek alt sınırdan uzaklaşılması ve teşdit gerekçesinde yer alan geçmişteki hali ve suçun işleniş şekli ibarelerinin takdiri indirim nedenleri arasında sayılarak çelişki oluştrulması,
b. Suç tarihinin, çekin bankaya ibraz edildiği 30.03.2012 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 26.03.2012 olarak yanlış gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararında katılan vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.