Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-5237 sayılı TCK’da cezaların içtimaı müesesine yer verilmemiş olmasına göre, doğrudan tayin olunan adli para cezası ile hapisten çevrilen adli para cezasının toplanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

2- Suçun işlenmesiyle meydana gelen orman emvalinin müsaderesi yerine istirdatı kabil olmak üzere orman idaresine bırakılmasına karar verilmesi,

3-Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde vekalet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir.
Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 365/2. maddesinin aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112,113 ve 114. maddeleri hükümleri karşısında; Davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrıca müsaderesine karar verilen emval değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden 6., 7. ve 8.fıkra çıkarılarak yerlerine "Sanığa verilen adli para cezasının mali ve sosyal ekonomik durumu, şahsi halleri, sosyal statüsü ve cezanın sanık üzerindeki etkisi nazara alınarak TCK'nın 52. maddesi gereğince takdiren 20 TL hesabı ile paraya çevrilerek sanığın 3000 TL ve 160 TL adli para cezaları ile ayrı ayrı cezalandırılmasına, sanığa doğrudan verilen ve hapisten çevrili adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren birer aylık taksitler halinde 4 eşit aylık taksitte tahsiline," 14. fıkra çıkarılarak yerine "Yed'iemine alınan orman emvalinin müsaderesine" ibarelerinin eklenmesi ve 16. fıkrada bulunan "ve müsadere edilen emval üzerinden hesaplanan 660,00 TL nispi vekalet ücretinin" çıkarılması suretiyle başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.