Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.02.2021 tarihli, 2016/213487 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

Sanığın temyizi, bir nedene dayanmamaktadır.

Sanığın, kolluk tarafından olay günü yakalanıp arama yapıldığında üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak Erman Şahin adına düzenlenmiş sürücü belgesi ele geçtiği, uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, sanığın suçunu ikrar ettiği kabul edilerek sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

1. Muhafaza altına alma tutanağı, kriminal raporu ve sanığın ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Heyetimizce suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan inceleme ve gözlemde, fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin bulunduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirlendiğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

3. Sanık hakkında hüküm kurulurken "204/1 maddesi" yerine "104/1 maddesi" yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.

4. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamına konu hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, öncelikle tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2024 tarihinde karar verildi.