İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanık ...'in hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 03.02.2020 tarihli ve 2019/238 Esas, 2019/1493 Karar sayılı ek kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanık ...'ın ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.05.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan her iki mağdura yönelik ayrı ayrı kamu davası açılmıştır.

2. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 27.12.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan her iki mağdura yönelik iki kez ayrı ayrı 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

3. İlgili kararın sanıklar tarafından istinaf edilmesi üzerine; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 25.12.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanıklar hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan her iki mağdura yönelik iki kez ayrı ayrı 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 03.02.2020 tarihli ek kararı ile sanık ...'ın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz talebi süresinde yapılmadığından dolayı reddine” karar verilmiştir.

1.Sanık ...'in temyiz istemi; suçun sübutuna, mağdurların rızası ile işlemlerin yapıldığına, cayma haklarının bulunduğuna, hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

2. Sanık ...'ın temyiz istemi; suçun sübutuna, eylemi diğer sanığın gerçekleştirdiğine, hatalı karar verildiğine, red kararını kabul etmediğine, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İncelemeye konu olay; sanık ...'in yetkilisi olduğu, sanık ...'ın ise çalışanı olduğu firmadan aranan katılanlara, dosya masrafının iadesi konusunda yardımcı olunacağının belirtilmesi, akabinde katılanların kredi kartlarından bilgileri ve rızaları dışında harcama yapılması, iddiasına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi'nce kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

A.Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 15.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 31.01.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ...'in temyiz talebinin incelenmesinde;

1.Katılanların anlatımını doğrulayan, Garanti Bankası tarafından yazılan müzekkere cevapları ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tevilli savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, sanığın temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, cezalarının her iki mağdura yönelik iki kez ayrı ayrı 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın her iki mağdura yönelik iki kez ayrı ayrı 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi, isabetli bulunmamıştır.

A.Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ...'ın temyiz talebinin incelenmesinde;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 2019/238 Esas, 2019/1493 Karar ve 03.02.2020 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ...'ın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

B. Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ...'in temyiz talebinin incelenmesinde;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, 25.12.2019 tarihli, 2019/238 Esas ve 2019/1493 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hükümden kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı (B-5) ve (C-5) fıkralarının çıkartılarak yerine "sanık ...'ın kazanılmış hak nedeniyle 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 10 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.