İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı 20.10.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a, d, 53,54,58 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, d, 168/3,62,53,58 maddeleri gereğince 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğunu ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/708 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Yağma kastının olmadığına,
Unsurlarının oluşmadığına,
Mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına,
Hükmün bozulması gerektiğine,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ... ile katılan ...'ın olay tarihi olan 15.08.2020 tarihinde resmi nikahla evli ancak boşanma aşamasında oldukları, olay tarihi itibariyle sanık hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu, katılanın Gümüşhane ilinde bulunan ortak ikametlerinden kolluk refakatiyle eşyalarını aldığı ve Karşıyaka Mahallesi Vadi Sokak Özkent Sitesindeki apartman girişinde bulunan depoya tanık E.S. ile birlikte eşyalarını yerleştirmek üzere gittiği, katılan ile tanığın depoda bulundukları esnada sanığın geldiği, sanığın deponun kapısını kapattığı, katılanın bu esnada polisi aramak amacıyla telefonunu eline aldığı, katılanın elinde telefonu gören sanığın tanık E.S.'ye yönelerek telefonu olup olmadığını sorduğu, tanığın telefonu olmadığını söylediği, bu esnada katılan ile tanığın sanığın elinde bıçak olduğunu fark ettikleri, tanığın olayın paniği ile depodan çıktığı, hemen akabinde sanığın katılanın üzerine bıçak ile yürüdüğü, katılanın elinden katılana ait cep telefonunu alarak katılanın direncini kırmak kastıyla basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, adli muayene raporu itibariyle de katılanın göğüs, çene, dudak ve sol el parmakta kesi oluşumu şeklinde yaralandığının ... olduğu, akabinde sanığın katılanın boynuna bıçak dayamak suretiyle ''seni öldürürüm, çocuğu bana vereceksin, sana yar etmem'' şeklinde geleceğe yönelik tehditte bulunduğu, katılanın sanıktan korktuğu için çocuğu verebileceğini söylediği, sanığın daha sonra depodan çıkarak uzaklaştığının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Katılan aşamalarda alınan ifadelerinde olay bölümü (1) nolu bentteki gibi beyan etmiştir.

3.Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. yaşanan olay için çok üzgünüm, olay tarihinde eşim polisler eşliğinde gelerek evden eşyalarını aldı, burada herhangi bir tartışmamız v.s. olmadı, eşim ayrıldıktan sonra tesadüfen geçerken eşimin bir depoya eşyaları indirdiğini gördüm ve uzun süredir göremediğim çocuğumu görmem konusunda konuşmak istedim.. konuşmamız bir tartışmaya dönüştü, tartışma esnasında birbirimizi itip kaktık ancak kasten bir cebir uygulamadım, anahtarlık şeklindeki çakı bıçağı da yanımdaydı, olayda kullanıp kullanmadığımı tam hatırlayamıyorum ancak ben eşimin telefonunu almadım, yanıma gittiğimde telefonunu elinde gördüm ancak telefonunu almadım, benim telefona ihtiyacım yoktu, telefon almak için de gitmedim, benim kastım çocuğumu görebilme amacıyla konuşmaktı, benim depoya girip eşimle görüşüp çıkmam yaklaşık 3 dakika sürdü, ben depoya giderken kapıyı kapatmadım, kilitlemedim..." şeklinde beyan etmiştir.

4.Tanıkla E.S., M.T. ve M.A.'nın ifade tutanakları, kolluk olay, görüntü izleme tutanakları, cep telefonlarının hts kayıtları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yağma Kastının Olmadığına Unsurlarının Oluşmadığına Mahkûmiyeti Gerektirir Delil Bulunmadığına, Hükmün Bozulması Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Katılanın aşamalarda alınan ifadeleri ile dilekçesinde 539827xxxx nolu sim kartının takılı olduğu ıphone 5s marka beyaz renkli cep telefonunun yağmalandığını, aynı tarihlerde sanık ...'ye de aynı renk marka ikinci el cep telefonu aldığını, ikinci el oldukları için bildirdiği imei numaralarının hangi telefona ait olduğunu hatırlayamadığını beyan ettiği ve dilekçesi ekinde xxxxxxxx960705 imei numaralı telefon cihazına ait 02.02.2017 tarihli 1.600,00 TL bedelli fatura sunduğu, katılanın kullandığı telefon hattının hts kayıtlarında ise 539827xxxx nolu telefon hattının suç tarihine kadar xxxxx713281 imeı nolu telefon cihazından kullanıldığının, suç tarihten sonra ise sözkonusu cihazın kullanıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığının tespit edildiği, sanığın ise aşamalarda alınan ifadelerinde katılana ait cep telefonunun almadığını savunduğu, katılan vekilinin ise 19.08.2020 tarihli dilekçesinde katılana ait cep telefonunun imei numarasını xxxxxx960705 olarak bildirildiği ve imei numarası bildirilen bu cihazın ise suç tarihi öncesi ve sonrası dönemde sanığın annesi olduğu anlaşılan ... tarafından kullanıldığının belirlendiğinin anlaşılması karşısında,

1. Katılanın suç tarihinde kullandığı cep telefonu hattına dair GSM aboneliği ve cep telefonunun bilgilerinin, katılanın ve katılan vekilinin dilekçeleri de gözetilerek yeniden sorulup netleştirilmesi ve xxxxxx713281 ve xxxxxx960705 İMEİ numaralı cihazların Bilgi Teknolojileri Kurumunda kayıtlı marka ve model bilgilerinin sorulması, ayrıca katılanın beyanında belirttiği şekilde aynı model ve marka cep telefonunun olup olmadığı hususunda sanığın beyanının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2.Kabule göre de, sanık müdafii tarafından 22.12.2020 tarihinde suça konu cep telefonun suç tarihindeki ikinci el fiyatı karşılığındaki 1.600,00 TL paranın katılanın Halkbank hesabına gönderildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi gereğince indirim yapılmışsa da, katılanın kendisine ve sanığa ikinci el cep telefonu aldıklarına ilişkin beyanı ekindeki fatura dikkate alındığında, sözkonusu hesabın katılan tarafından aktif olarak kullanıp parayı alıp almadığı hususunda katılanın beyanının alınması, cep telefonun güncel ikinci el fiyatının tespit edilerek sanık tarafından ödenen paranın zararı karşılamaması halinde de, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay verip vermediğinin katılandan sorularak 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanması koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Nedenleriyle hükümde hukuka aykırılıklar bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz isteği yerinde görüldüğünden, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/708 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Yasa'nın 307/5 maddesi uyarınca yeniden verilecek hükmün önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.