Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl davada davacılar vekili; davacı ...'ın eşi ve diğer davacının babası olan ...'ın 31.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, muhtemel direksiyon başında kalp krizi geçirdiğini, ailesinde kronik kalp rahatsızlığı olduğunu, davacıların söz konusu vefat nedeni ile destekten yoksun kaldıklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada her bir davacı için şimdilik 1.500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.

Birleşen davada davacılar vekili; davacı ...'ın eşi ve diğer davacının babası olan ...'ın 31.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, muhtemel direksiyon başında kalp krizi geçirdiğini, ailesinde kronik kalp rahatsızlığı olduğunu, davacıların söz konusu vefat nedeni ile destekten yoksun kaldıklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada her bir davacı için şimdilik 1.500,00 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir.

Asıl dava davalısı vekili; desteğin kullandığı araraca ait kendileri tarafından düzenlenmiş sigorta poliçesi olmadığını, aracın...Japan Sigorta şirketine sigortalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Birleşen dava davalısı vekili; söz konusu kaza nedeni ile meydana gelen ölüm hadisesi nedeni ile talep edilen tazminat taleplerinin teminat kapsamından çıkarıldığını, kusurlu sürücü yakınlarının üçüncü kişi sayılamayacağını, zararın artmasına ya da doğmasına neden olan kişinin sonuçlarına da katlanmak zorunda olduğu, öncelikle kusur tespiti yapılmasını talep ettiklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, kaza nedeni ile elde edilen gelirlerin mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların, desteklerinin 31.10.2015 tarihli kazada vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, asıl dava dosyası ile Anadolu Anonim Türk Sigorta şirketinden talepte bulundukları, ancak desteğin kullandığı aracın...Japan Sigorta şirketine trafik sigortası olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporu ile 31.10.2015 tarihli kazada desteğin %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davada trafik poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin de taraf olması nedeni ile poliçe tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların uygulanması gerektiği, davanın destek şahsın sürücüsü olduğu aracın sigortacısına karşı açıldığı, desteğin alınan kusur raporuna göre % 100 oranında kusurlu olduğu, yürürlükteki genel şartlara göre destek şahsın kusuruna denk gelen tazminat taleplerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığı, bu nedenle birleşen dosya yönünden birleşen dosya davalısına karşı açılan davanın yerinde olmadığı, asıl dava yönünden ise davalı ... şirketinin kazaya karışan araçlara ilişkin sigorta poliçesinin bulunmadığı, asıl dava dosyasında davalı ... şirketinin bu kapsamda zarardan sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf başvurusunda; asıl davanın reddine dair verilen karara ilişkin olarak herhangi bir istinaf taleplerinin bulunmadığını, ancak birleşen dava açısından verilen ret kararının, yasaya, maddi duruma ve müvekkillerinin hak ve menfaatlerine aykırı olarak verildiğini, destek ...'ın %100 oranda kusurlu olduğunun kabulünün eksik araştırmaya ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere destek ...'ın ölümü ve yaşanan trafik kazasının, ...'ın direksiyon başında geçirdiği kalp krizi nedeniyle veya kazaya sebep olan başka etkenlerin bir sonucu olarak meydana gelmiş olabileceğini, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kusurlarının da bulunduğunu, olay yerinde keşif yapılmaksızın, kazaya ilişkin kamera kayıtlarının istenmesine rağmen hiçbir delil dosyaya sunulmadan alınan raporların, kusurun ölene yükletilerek kurtulmaya yönelik düzenlenmiş raporlar olduğunu, kusur ve kazanın oluşu incelenmeksizin verilen kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini, alınan bilirkişi raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31.10.2015 tarihinde birleşen dosya davalısı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün yaptığı kaza sonucu vefat etmesi nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, Adli Tıp Kurumundan alınan 08.12.2017 tarihli kusur raporu ile desteğin kazada %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, yeni Genel Şartların C.11 maddesine göre 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, eski Genel Şartların yeni Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenen poliçelerde uygulama imkanının ortadan kalktığı, somut olayda kaza tarihinin 31.10.2015 olduğu poliçenin ise 02.07.2015 tarihinde tanzim edildiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartları'nın A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olduğu, bunun sonucu olarak, sigortacı ya da Güvence Hesabının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekeceği, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Yeni Genel Şartlar'ın A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında olduğundan davacıların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.10.2015 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından düzenlenen ZMSS poliçesinin 02.07.2015-02.07.2016 vadeli olduğu ve davaya konu kazanın 31.10.2015 tarihinde gerçekleştiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın C.11 inci maddesi gereği bu tarihten sonra akdedilen poliçeler için anılan genel şartların uygulanacağı, Anayasa Mahkemesi tarafından ZMSS Genel Şartları'nın değil Karayolları Trafik Kanunu'nun bu genel şartlara atıf yapan bazı maddelerinin iptal edildiği hususları dikkate alındığında, davaya konu edilen zararın ZMSS teminatında olmadığına ilişkin

kabulde isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.