Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarih ve 2017/1207 Esas, 2019/852 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarih ve 2019/4126 Esas, 2021/636 Karar
sayılı kararıyla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat hükmü kurulup, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, davaya konu taşınmazın tamamı için yöntemince yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığının araştırılmadığına, hukuka aykırı karar verildiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, taşınmazı üzerine ruhsatsız bina ve eklentileri yaptığından bahisle açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, 28.07.2017 tarihli yapı tatil zaptı, 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporu, taşınmaza ait numarataj belgeleri, abonelik sözleşmeleri, hava fotoğrafları, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 19.09.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alınıp, davaya konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesi alınmış olması nedeniyle sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, "İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre dava konusu binanın zemin katı ile 1,2 ve 3. katlarının 12.10.2004 tarihinden önce yapıldığının tespit edilmesi, İzsu Genel Müdürlüğü'nün 15.01.2018 tarihli yazısında buralarla ilgili 25.11.1991-31.05.1996 tarihleri arasında su aboneliği sözleşmesi imzalandığının bildirilmesi karşısında, dava konusu binanın zemin katı ile 1,2 ve 3. katlarının imar kirliliğinin suç olarak kabul edildiği 12.10.2004 tarihinden önce yapıldığı, 4. katın ise sundurma olduğu için İmar Yasasının 5. maddesinde tanımlanan bina niteliğinde olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı" kabul edilip, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanık hakkında beraat kararı verildiği görülmüştür.
Sanık savunması, 28.07.2017 tarihli yapı tatil zaptı, 26.06.2018 tarihli bilirkişi raporu, taşınmaza ait numarataj belgeleri, abonelik sözleşmeleri, hava fotoğrafları, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 19.09.2019 tarihli cevabi yazı ve ekleri ile tüm dosya kapsamıyla, sanık hakkında beraat kararı verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.