Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar, Şırnak ili, Cizre ilçesi, ... mahallesinde bulunan yaklaşık 17.955.34 m² ve 8.733.39 m² büyüklüğündeki taşınmazların uzun yıllardır mirasbırakanlarının ve kendilerinin kullanımında olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında dere olarak tescil harici bırakıldığını, dava konusu taşınmazların komşu parsellerinin eski tapu kayıtlarına göre kadastro sırasında adlarına tescil edilen taşınmazlarla çevrili olduğunu, dava konusu tescil harici taşınmazın da aslında eski tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ileri sürerek taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2015/37 Esas 2018/706 Karar sayılı kararıyla; davacılar yararına imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide gösterilen 27.708,63 m²'lik taşınmazın miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili ve vekalet ücretine hasren davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/546 Esas 2019/707 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme yapıldığından bahisle sair husular incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.2020 tarihli ve 2019/684 Esas 2020/387 Karar sayılı kararıyla; imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 8.392,11 m2 yüzölçümündeki dava konusu yerin davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2021/418 Esas 2021/474 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli olmadığı, dava konusu edilen yerler 2 parça olmasına ve bu iki parça taşınmaz arasında yol bulunmasına rağmen taşınmaz tek parça olarak değerlendirilerek ve ilanlar yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de, dava konusunun 2 parça yere ilişkin olması ve iki parça yerin toplam 26.688,73 m2 olduğu dikkate alındığında, davanın kısmen kabulü yönünde sonuç doğduğu halde davanın kabulüne karar verildiğinin belirtilmesinin, kabul edilmeyen bakiye kısımların ne olduğu hususunda gerekçe belirtilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm oluşturulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fen ve harita bilirkişilerinin raporunda A harfi ile gösterilen 8.231,50 m2'lik taşınmaz ile B harfi ile gösterilen 17.465,27 m2'lik taşınmazın mirasbırakan ...'nin mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacılar lehine gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacılar lehine gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, mera ve ormanla bir ilgisi bulunmayan ve herhangi bir imar planı kapsamında kalmayan ve fen bilirkişilerinin raporuna ekli krokide A ve B harfleriyle gösterilen sırasıyla 8.231,50 m2 ve 17.465,27 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazlara uygulanan 1972 ve 1984 yıllarına ait hava fotoğraflarında, taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyet bulunduğunun ve imar ihya edildiğinin tespit edildiği, zirai bilirkişi raporunda da 2. sınıf sulu tarım arazisi vasfında olan taşınmazların imar ihyasının 48 yıl önce tamamlandığının belirlendiği, taşınmazların imar ihyası tamamlandıktan sonra, davacı tarafça hububat tarımı yapılmak suretiyle dava tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın bir süredir aralıksız malik sıfatıyla zilyet olarak tasarruf edildiği, dolayısıyla kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal koşulların davacılar lehine gerçekleştiği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/1,3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri.

1.1992 yılında Şırnak ili, Cizre ilçesi, ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümlerinin "askeri yol ve dere" olarak tescil harici bırakıldığı, geri çevirme ile getirtilen evraklardan dava konusu taşınmaz bölümlerinin askeri yol ya da askeri alan olmadığı anlaşılmıştır.

2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf bulunduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı Belediyeden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.