Tebliğname No: 4 - 2009/136617
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında TCK’ nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmaması mahkemenin takdirinde olup, bu konuda istem de bulunmadığı halde, mahkemece “başkaca artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına” denilmek suretiyle takdir hakkının uygulanmaması yönünde kullanıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine katılanmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Temel cezanın belirlenmesi sırasında, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren adli para cezası seçildiği belirtilmesine rağmen, sonuç olarak hapis cezası tayin edilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararı da belirlenemediği halde, “sanığın suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararı gidermemiş olması” biçimindeki, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının a, b ve c bentlerinde belirtilen gerekçeleri içermediği için yasal ve dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 13/09/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.