İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait olan 19.10.1998 tarihli ve 7 sayılı 3.216 m2 lik tapulu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında revizyon görmeyerek yani uygulama yapılmayarak Kumyaka Köyü 108 ada 636 parsel sayısı ile Hazine adına kayıtlandığını, yapılan bu kadastro tespit çalışmasının davacıların tapulu taşınmazının yok hükmünde sayılması sonucunu doğurduğunu, davacıların tapu maliki olduğunu, tapu kayıtları ve devlet güvencesinde olan mülkiyet haklarının yok edildiğini, zeminde yapılan incelemede davacılara ait taşınmazın davacılar ve icara verdikleri kişiler tarafından kullanılan ve davacılara ait tapulu taşınmaz olduğu halde 108 ada 636 parselde kayıtlı orman parseline eklendiğini, davacıların tapuda kayıtlı sınırları belli taşınmazını aynı sınırlar dahilinde uzun yıllardan beri kullandıklarını, taşınmazın orman, mera, Hazine ile bir ilişkisinin bulunmadığını öne sürerek çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi, tescil istemleri kabul edilmez ise taşınmazın rayiç değeri üzerinden faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 42.000 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 689,388 m2 olarak orman vasfı ile Hazine adına tescil gördüğünü ve Göktepe Devlet Ormanı sınırları dahilinde kaldığını, taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun 1993 yılında kesinleştiğini ve bu hali ile 10 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, ayrıca davacıların bu yerin orman olmadığını ileri sürerek dava açma ehliyetlerinin bulunmadığını, hukuki yarar ve dava ehliyetinin bulunmadığını bu açıdan da öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, yine ayrıca mülkiyetin yitirilmesi olgusu ve zarar oluşumunun davacılar açısından gerçekleşmediğini, bu nedenle de dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidinin 04.01.2007 tarihinde kesinleştiği, mevzuat ve yargı içtihatlarına uygun ve denetime elverişli bulunan 25.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, davalı taşınmazın rapordaki krokide (A) olarak gösterilen 3.216 m2 lik kısmının kesinleşmiş tahdit içerisinde kaldığının tespit edildiği, orman sayılan yerlerden olduğu, ormanların özel mülkiyet konusu olamayacağı ve kesinleşmiş tahdit içerisinde kalan tapu kayıtlarının hukuki kıymetlerini yitirdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hak düşürücü süre yönünden reddine şeklinde hüküm kurulmuş, iş bu hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.