İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2020/336 Esas, 2021/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin 1. fıkrası, 35. maddesinin 2. fıkras, 29. maddesinin 1. fıkrası, 53. maddesinin 1.

fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58. maddesinin 6. fıkrası gereğince cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/2664 Esas, 2022/1092 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca tekerrür hükümleri yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suçun vasfına, haksız tahrike, meşru savunmaya ve atılı suçun sabit olmadığına ilişkindir.

1. Dosya içeriğine göre; sanık ve temyiz dışı katılan ... arasında alacak verecek meselesi yüzünden anlaşmazlık olduğu, sanığın bu nedenle ...'in telefonlarını açmadığı, sanığa ulaşamayan ...'in, başka birinin telefonu üzerinden kendini başka biri gibi tanıtarak sanığı olay yerine çağırdığı, kendisinin de katılan ... ile beraber sanığı karşılamak amacıyla olay yerine gittiği, olay yerinde ...'i gören sanığın kaçtığı, ...'in sanığın peşinden gittiği, ... yaklaştığı sırada sanığın cebinden bıçak çıkararak ...'e doğrulttuğu ve daha sonra cebine koyarak katılan ... ile yürümeye başladığı, sanığın ...'e bıçak gösterdiğini gören katılan ...'in ise sanığa arkadan yaklaşarak birkaç kez yumruk vurduğu, yere düşen sanığın cebindeki bıçağı tekrar çıkararak önce Sezgin'i dört kez bıçak darbesiyle yaraladığı, ardından da geri dönerek ...'i yaraladığı ve olay yerinden kaçtığı, katılan ...'in göğüs ve batın bölgelerinde meydana gelen yaralanmanın batında omentumu prolabe ettiği ve göğüste pnömotoraksa neden olduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı, göğüste ve batında meydana gelen yaralanmanın niteliği dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, somut olayda meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/2664 Esas, 2022/1092 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin 1. fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.